Monthly Archives: Ekim 2014

Etkileyici tanıtım yazıları ve CEO çalışmaları

Günümüzde firmaların global dünyaya ayak uydurması ve pazarlarını genişletmeleri için reklama her zamankinden daha çok ihtiyaçları vardır.

Pek çok firma en iyi reklamın internet olduğunu fark edince internetten tanınmış sitelere reklam yazısı göndererek firmalarını tanıtma yoluna gidiyor. Pek çok sitede rastladığımız kısa tanıtım yazıları içerisinde gördüğümüz linkler tıklandığında bizi reklam veren siteye yönlendirirler.

Tanıtım yazıları yazarken, dikkat edilmesi gereken şey çok basit aslında. Yaptığınız işi anlatmanız yeterli, bu anlatım kısada olabilir, uzun da tamamen size kalmış bir şey tabi anlatımı yaparken dikkat edilmesi gereken bir şeyde okuyan insanın anlamasıdır bu yüzden herkesin anlayacağı bir yazım kabiliyetinizin olması gerekir. Edebi eser verir gibi yazılan yazılar yerine daha akıcı bir Türkçeyle, anlaşılır ve sade yazılar tercih edilmelidir.

Gelişi güzel, boş bir şekilde herkes bir şeyler anlatıp, basit cümleler kurabilir örnek olarak facebook ve twitter’a bakabilirsiniz. Sosyal Ağlarda iki  kelime Yazan Herkes kendini yazar zanneder. Oysa yazmak sanıldığı kadar kolay bir iş değildir.

Yazı yazarsınız, etrafınızdaki insanlara gösterirsiniz “Süper Olmuş” derler, kötü olduğunu ya da hata olduğunu insanlardan duyamazsınız. Bu yüzden öncelikli olarak kendiniz beğenmelisiniz, yazar arkadaşınız varsa, yazmış olduğunuz yazıyı ona da gösterip öneri ve eleştiriye açık olduğunuzu belirtip yardım isteyebilirsiniz. Eleştirler açık olan bir yazar kendini geliştirmek konusunda daha başarılı olur.

Bu işi ücretli olarak yapanlar var, ücretli tanıtım yazısı yazdırmak istemeyip kendinizde yazmak isteyebilirsiniz ama zor olduğunu da bilin (Altı üstü iki kelime diyebilirsiniz ama yazmak, okumaya benzemiyor)… Tanıtım yazısında uzun cümleler kurarak okuyucuyu bunaltmak yerine doğrudan hedefe yönelik kısa sloganlar kullanmalısınız. Ayrıca yazının paylaşıldığı site firmanızla alakalı bir site değilse google tarafından sevilmez.Noktalama işaretlerinin doğru kullanımı, yazının akıcılığı çok önemli olduğundan bu konuda uzman kişilerden yardım almak mantıklı olacaktır. Başta da  dediğim gibi herkes iki kelimeyi yan yana getirdiğinde yazar olduğunu sanıyor. Kelime dağarcığı gelişmiş sürekli bu konu üzerinde kendini geliştiren  insanlar hangi konuda yazı yazarlarsa yazsınlar doğru noktalara temas edeceklerdir. Herkes marangoz olamayacağı gibi, herkes yazar da olamaz ama yazmayı denemekten vazgeçmemelisiniz.

Bir mobilya firması tanıtım yazısında, farklılığınızı ortaya koyan bir cümle kullanmazsanız, sıradan olursunuz. Yalana düşmeden doğru fakat etkileyici cümleler kurmak için bol bol kitap okumak gereklidir. Konu hakkında çeşitli makaleleri okumuş olmanız en azından mobilya konusunda bilgi sahibi olmanız da gerekir. Görmediğiniz ya da kullanmadığınız bir ürünü doğru anlatamazsanız.

Bazı web siteleri de CEO çalışması olarak sitelere içeriğe uygun yazılar eklemek isterler. Burada en önemli nokta sitenizin içeriği dışına çıkmamaktır. Örneğin bir kadın sitesinde futbol yazısı yazmak anlamsız olacaktır.  Sitenin hedef kitlesini tespit edip, hedefe yönelik yazılar eklemeyi tercih etmelisiniz. Kadın sitelerine girdiğinizde karşınıza kadınların ilgisini çekecek reklamlar ve yazılar görürsünüz çünkü reklam tıklaması sayesinde firmalar google üzerinden gelir etmeyi beklerler.

Şu anda bu yazıyı okuduğunuz sitenin hedef kitlesi travestiler, trans bireyler ve eğilimli kişiler ise onlara yönelik yazılar olması, yazıların abuk subuk içeriklerle dolu olmaması aynı zamanda okuyucuya kıymetli bilgiler vermesi beklenir. Daha ilk cümleden anlatım bozukluğu ile dolu bir yazıyı kimsenin okumayacağı da bilinmelidir. Sırf yazı eklensin diye anlamsız cümlelerle yazılmış, hiçbir bilgi içermeyen yazılar okuyucuyu sitenizden uzaklaştırır.

Aynı zamanda bir rant kapısı olan internette bu konuyla ilgili değişik yazılar okuyarak doğru bir CEO çalışmasının nasıl olacağını öğrenebilrsiniz.

 

 Ayakta uyutulmak

Bazen öyle şeyler olur ki kendimizi tanımakta zorluk çekeriz. Başımıza gelen bir olay karşısında hiç olamayacak bir davranışta bulunmak büyülenmek kısacası hipnoz olmakla açıklanabilir.

Hipnoz, uyku hali olmadığı gibi bir uyanıklık hali de değildir. Ancak, her iki hali de kapsayan komple bir kavramdır.

Hipnoz altında olan insanlar etraflarında gelişen olayların farkına varmazlar. Günümüzde bu tekniği  en iyi kullananlar reklamcılardır. Bazen bir televizyon programını izlerken kendimizden geçeriz ve etrafımızdan soyutlanırız.  İzlediğimiz filmle birlikte kendimizden geçtiğimize dış dünyadan soyutlandığımıza şahit olmuşuzdur. İşte bunun nedeni bize uygulanan hipnozdur.

Herkes hipnoz olur. İnsan ırkı var olduğu sürece , hipnoz vardı ve var olacak.. Hepimiz, bu kendiliğinden oluşan zihin durumunu, bilmeden, farkında olmadan sürekli kullanırız. Hipnotik durum yaşamınızda uygun değişikleri yapmanız için en uygun ortamdır. Çünkü, sizi daha sağlıklı ve mutlu yaşama götürecek değişiklikleri yapmanızı engelleyen düşünce ve inançları bir kenara itersiniz.

Öyleyse  artık siz de isterseniz hipnoz olabileceğinizi biliyorsunuz. Bunu aslında binlerce kez yaşadınız.. Gündüz ayakta rüya görürken yaşadınız, sevdiğiniz bir programı seyrederken yaşadınız, ve reklamlarda duyduğunuz yeni bir markayı alırken başkasının size verdiği hipnotik telkinleri kabul ettiniz. İnsan beyninin içinden çıkamadığı durumlar karşısında şalteri indirdiğini biliyorsunuz. Bizler buna gaflet anı desek de aslında bir çeşit beyin hipnozuyla karşı karşıya kalmışızdır.

Depresyon bunun en iyi örnekleri arasındadır. Hipnoz esnasında insan acı ve ağrı duymaz. Bu buluş dünyada narkoz kullanılmadan ameliyatlar yapılmasını sağlamıştır. Ayrıca tedavi yöntemleri içinde de yer alan hipnoz kavramı kişinin günlük duygulardan arındığı hiçbir şey düşünmediği bir dönemin kişinin faydasına kullanılmasını sağlar. Hipnozun her zaman iyi şeyler iöçin kullanıldığını sanmak aptallık olur.

Sizlere hipnozun nasıl geliştiğini bir örnekle anlatmak isterim, bu sıralar sık sık akıllı, koca koca adamların telefon dolandırıcıları tarafından sadece konuşarak nasıl hipnoz edilip soyulduğuna şahit oluyoruz.  En son bu tuzağa düşen kadının anlattıkları karşısında dehşete düştüm kadın telefonun ucundaki ses ne isterse yaptığını, adeta büyülenmiş olduğunu anlatırken sürekli kendine ben bu tuzağa nasıl düştüm diye soruyordu. Aslında bizim suçumuz olmayan hipnoz durumu kişileri emir altında tutmak için de kullanılır. Askerlerin, canlı bombaların, öğrencilerin psikolojisini değiştirmek için bu yönteme sıkça başvurulur ve kişi ne olduğunu anladığında iş işten geçmiştir. Hipnoz tarihte insanın var olduğu günden beri kullanılan bir yöntemdir.

Ailesi tarafından hipnozla erkek gibi davranmaya zorlanan bir travesti arkadaşım başından geçenleri şöyle aktardı; “ Ailem beni bir doktora götürmeye başladığında doktor koltuğunda kadınsı yanlarımı unutup erkek gibi davranmaya başlıyordum. Fakat oradan çıkar çıkmaz bana söylenen tüm telkinler aklımdan uçup gidiyor ve yine aynı ben oluyordum , defalarca üzerimde bu tür hipnozlar yapmalarına rağmen  bilinç altımı değiştiremediler, sadece hipnoz altında iken işe yarayan bu durum hipnoz sonlandığında sona eriyordu. Sonrasında ailem işe yaramayan bu yöntemden vazgeçerek beni olduğum gibi kabul ettiler. Benimse bu seanslardan öğrendiğim tek şey hipnoz altında bir insana istediğiniz her şeyi yaptırabileceğiniz duygusu idi.”  İşte bu kadar tehlikeli yanları da olan hipnoza karşı temkinli davranmak her zaman uyanıl olmak zorundayız.

Hipnozun yararlı yönleri yanında yanlış ellerde nasıl bir silah olduğunu anlatmaya çalıştık. Her zaman beyniniz sizinle olsun. Beyninizin kullanımını yanlış ellere vermemek için hipnoz gibi yöntemlerden uzman kişiler hariç uzak durmak en doğru yöntemdir.

 

 

Dünyayı güzelleştiren kadın

Belki bu yazıyı okuduktan sonra adımı feminist yazar koyacaksınız ama umurumda değil, ben kadını sizlere anlatmak için her şey olmaya razıyım.
İnsanoğlu dünyada yaratıldıktan hemen sonra Tanrı erkeğe eş olsun diye kadını yaratmıştır. Bir espri niteliğinde olan erkeğin müsvedde kadının asıl çizim olduğunu söyleyenler komik bir dille kadının estetik harikası olduğunu dile getirirler.
Savaşları başlatan ve bitiren pek çok kadın vardır. Romalı Helen Truva savaşında binlerce kişinin ölmesine vesile olmuştur. Müslümanlıkta kadın en önemli mertebeye oturtulmuştur. Kendisine verilen aklı ve güzelliği incelikle kullanan kadınlar erkekleri parmaklarında oynatırken, erkeklerin dizlerinin dibinde ezilen kadınların olduğu da bilinmektedir. Kadınlar sevmek için, dövmek için, çoğalmak için, hizmet için kullanılırken kadının önemi pek çok toplumda anlaşılamamıştır. Ailenin temeli kadındır, çocuk doğuran ve nesli yeşerten kadındır.
Kadın olmasa insan nesli çoğalamazdı,  kendisine verilen kadının nimetini değerlendiremeyen, önemini kavrayamayan erkekler yüzünden dünya yaşanmaz bir yer olmuştur. Kadınlar için besteler yapılmış, şiirler yazılmış, savaşlar verilmiş iken ünlü şair Nazım Hikmet kadının tanımını çok güzel yapmıştır;
“Kimi der ki kadın
Uzun kış gecelerinde yatmak içindir.
Kimi der ki kadın
Yeşil bir harman yerinde
Dokuz …zilli köçek gibi oynatmak içindir.
Kimi der ki hayalimdir,
Boynumda taşıdığım vebalimdir.
Kimi der ki hamur yoğuran.
Kimi der ki çocuk doğuran.
Ne o, ne bu, ne döşek, ne köçek, ne hayal, ne vebal.
O benim kollarım, bacaklarım, başımdır.
Yavrum, annem, karım, kızkardeşim,
Hayat arkadaşımdır.”
Kadının annesi, karısı, kızkardeşi olduğunu kavrayan erkekler için kadınsız bir hayat düşünülemez. Kadın olmak öyle sanıldığı kadar kolay da değildir. Kadın olmak incelik ister, zerafet ister, merhamet ister, vicdan ister kendinden başkasına ağlamayı bilmeyi ister. Kadın demek yeni bir can, güzel bir ülke demektir.
Kısacası kadın dünyanın süsüdür. Kendini bu dünyaya erkek olarak geldiği halde kadın vasıflarına haiz hisseden travestiler kadında olması gereken bütün özelliklere sahiptir çünkü kadın olmak iki gögüs bir cinsel organdan ibaret değildir. Kadın olmak herşeyden önce dünyayı güzelleştirecek düşüncelere sahip olmaktır.
Mehmet Kındap’ın şu dizeleri kadının önemini çok güzel bir şekilde anlatmaktadır;
“Gücenmeyin sözlerime erkekler
Her soruna kadın eli değmeli
Değmiyorsa boşa gider emekler
Her soruna kadın eli değmeli”
Kadının elinin değdiği her yerde bahar bahçe, ağaçlar çiçek açar. Kadınlarımızın kıymetini bilelim.