Monthly Archives: Ocak 2015

Yemeden duramamak

Bazı insanlar yemek yemeği bir eğlence haline getirmişler yemek yemeden duramaz olmuşlar. Bu insanlar maalesef obezite hastalığın pençesine düşmekten kurtulamıyorlar. Peki bu durumun bir hastalık olduğunu hiç düşündünüz mü? Maalesef genetik, hormonal ve psikolojik bozukluklara bağşlı olan bu yeme hastalığı en çok kadınları vuruyor. Kadınlar narin yaratıklar oldukları için hayat içerisinde pek çok şeyden kendilerine sorunlar çıkarıp mutsuz olabiliyorlar. Tıpkı travesti Esme gibi,  Esme bu rahatsızlığı yüzünden sürekli yemek yiyen yemeden yaşayamayan biri haline döndüğünde bir operasyon geçirmeye karar vererek midesini küçülttürdü. Fakat sonrası daha beter bir hal alan durumu yüzünden toplum içine çıkamaz duruma geldi.

Aslında baştan hata yapmış öncelikle onu yemek yemeye iten sebepleri araştırmamıştı. Kendisine son gittiği doktor bir psikolog yardımı alın deyince jeton düştü. Sonrasında rahatsızlığının psikolojik bir nedenden kaynaklandığını ve öncesinde o sorunuyla baş etmesi gerektiğini öğrenmişti.

Aramızda pek çok kadının muzdarip olduğu fazla kiloların altında psikolojik nedenler olabileceğini de bu sayede öğrendik. Kadınların %40’dan fazlasının obez olduğu ülkemizde aslında en başında kadınların maruz kaldığı sorunlarla başa çıkamaması yer alıyor. Toplum tarafından yeterli desteği görmeyen, amacı olmayan kadınların daha çok karşılaştığı bu sorunun çözümü için öncelikle cerrahi operasyon yerine altta yatan kaynağı bulmak gerekiyor.

Dünya üzerinde 3 milyona yakın insan obezite ile karşı karşıya ve çare her zaman diyet yapmak ya da az yemek olmuyor. Bunun bir hastalık olduğunu kabul etmek ve tedaviye başlamak çok önemli, maalesef bende genetik nedenlerle sıklıkla kilo alıp veren biri olarak, diyet programları yapmaktan yoruldum. Zaten her diyetisyen ayrı bir şeyler söylüyor ve bir süre sonra kafanız çorba oluyor. En sağlıklı olanının öncelikle hastalığımızı teşhis koydurmak olduğunu travesti Esme’nin yaşadıklarından sonra öğrendim.

Kısa bir süre önce neden bu kadar çok kilo alıp verdiğimi öğrenmek amacıyla bir aile danışmanıyla görüştüm. İnanmazsınız neredeyse yedi sülalemin kilo geçmişini öğrenmek istedi. Bunu genetik yapının neden olduğu kiloya bağlı bir hastalıkla karşı karşıya olduğunda yaptığını  söyleyince ailemde bir araştırma yapıp gerekli bilgileri doktoruma verdim. Benim sorunum kesinlikle genetik yatkınlıkmış ben ömrüm boyunca az yemeğe ve fiziksel aktivite yapmaya özen göstermem gerektiğini öğrendim. Siz de fazla kilolarınızdan şikayetci iseniz mutlaka diyet falan yapmadan bir doktora muayene olun ve psikologa gitmeyi de ihmal etmeyin.  Mağazalarda satılan  küçük beden elbiselere girebilmenin başka yolu yok. Sağlıklı günler.

 

 

 

 

Aşk cesaret ister

Klasik aşk filmleri izlemekten sıkılanlar için size bir film önermek istiyorum. Cesaretin var mı aşka? Kalıpların dışında sadece romantizm içermeyen filmin konusu kısaca şöyle; Marion Cottillard ve Guillaume Canet’in başrollerini üstlendiği Jeux d’Enfants annesi kanser ve ölmek üzere olan Julien ve göçmenliğin zorluğu ile başa çıkmaya çalışan Sophie’nin hikayesini anlatıyor. Bu iki çocuğun oynadıkları cesaret oyunu her geçen gün aşklarını alevlendiren, onları bir yandan zevk verirken,  bir yandan ise işkence eden bir hale dönüşür. “-Cap ou pas cap? –Cap!” (-Var mısın yok musun? -Varım!) diyerek sürekli iddialaşan Sophie ve Julien’in hikayesi zamanla hayatın zorluklarının da onlara yaşattıklarıyla tam bir yıkıma dönüşür. Pempe aşk masallarından sıkılanlar bu filmi izleyebilir. Bu hafta sonu ev arkadaşım travesti Ayla ile birlikte DVD’sini alıp izlediğimiz film bizi adeta büyüledi.

Sevgilinizle el ele izlemek için yerli bir film de seçtik. Haftanın filmi Başka Dilde Aşk Mert Fırat, Saadet Işıl Aksoy ve Lale Mansur’un başrollerini paylaştığı filmin hikayesi çok çarpıcı.  İşitme engelli Onur ile çağrı merkezinde çalışan Zeynep’in aşkını anlatan film, aşkın hiçbir engel taşımayacağını şiirsel bir dille seyirciyle buluşturuyor. “Konuşmadan anlaşmak mümkün müdür?” sorusuna cevap arayan film ötekileştirmenin her türlüsüne karşı dururken bir yandan da insanın içini burkuyor, acıtıyor, güldürüyor, umutlandırıyor. Filmin bir benzerini görme engelli kızla aşk yaşayan bir gencin hikayesi olan Sadece sen de izlemiştik. Sadece sen ile pek çok benzerlik taşıyan bu filmin de teması aşkın engel tanımadığı, aşk insanı nerede olursa olsun yakaladı mı bırakmıyor.

Sadece sen filminde yakışıklı aktör ibrahim Çelikkol ve görme engelli sevgiliyi oynayan Belçim Bilgin harika bir iş çıkarmışlardı. Televizyonlarda da defalarca gösterilen filmi izlemeyenler varsa iki filmi bir arada da izleyebilirler. İster görme engelli ister işitme engelli olsun aşık olduğunuz kadın için neler yaparsınız sorusunu bizlere sordurtan filmler aşkın gücünü kanıtlamak ve aşk için ölmeye bile değeceğini anlatmak için çekilmişler.

Leyla için Ferhat’ı çöllere düşüren, Aslı için dağları deldiren aşk hiç eskimeyen ve eskimeyecek bir konu belki de beyaz perdeye bu kadar çok konu olması da bu yüzdendir. Ayağımızı yerden kesen aşklar yaşamak kalbimizi hızla çarpıtırken, bizlere dünyanın yaşanılacak bir yer olduğu gerçeğini hatırlatır. İnsanlığın ilk gününden beri var olan aşk Adem ve Havva’ dan başlayıp, kimde son bulacağı belli olmayan bir duygudur. Mert Fırat da Aşk cesaret ister filmi ile travesti Ayda’nın aşık profilini tutturmuş görünüyor. Güzel tende değil gözdedir  diyen halk şairi ”güzelliğin beş para etmez bu bende ki aşk olmasa” diyerek aşkın en güzel tanımını yapmıştır. Aşk dolu yıllar dilerim. Hoşçakalın.

 

 

 

Angelina’nın Düğünü, travesti Aysima

Dünyanın en güzel kadını olarak lanse edilen Angelina Jolie, geçtiğimiz günlerde dünyanın en yakışıklı erkeği olan Brad Pitt ile dünya evine girdi. Daha önce 3 evlilik yapmış olan Jolie, film setinde tanıştığı Pitt ile büyük bir aşk yaşamaya başladığında Brad  Pitt evliydi. İkinci evliliği sırasında kimsesiz bir çocuğu evlat edinen Jolie bu davranışını diğer evlilikleri içerisinde tekrarlayarak tam 3 evlatlık çocuk sahibi oldu.

Fransa’da gerçekleşen evlilik törenleri sahte çıkan çift basına bir açıklama yaparak aslında Amerika’da evlendiklerini tüm dünyaya ilan ettiler. Basını kandırmayı başaran ünlü çift gündeme bomba gibi oturdu. Ankara travesti‘lerinden Aysıma, Brad Pitt hayranı olduğu için evlilik haberini duyunca çok üzüldü.

Nikah fotoğraflarını Hello ve People dergisine 2 milyon dolara (4.4 milyon TL) satan çiftin evlilik sözleşmesinde ilginç maddeler var. Ünlü çiftin 425 milyon dolarlık evlilik sözleşmesinin detayları açıklandı. Çiftin imzaladığı evlilik sözleşmesi, sahip olduğu milyon doların yanı sıra birlikte büyüttüğü altı çocuğu da kapsıyor. Sızan detaylara göre Brad Pitt’in Angelina Jolie’yi aldatması durumunda çocuklar, güzel yıldıza kalacak. Para konusunda ise her iki tarafın da evlilikten önce sahip olduğunu alacağına karar verildi. Evlilik sırasında kazanılan paranın bir kısmı ise çocukları Maddox (13), Pax (11), Zahara (9), Vivienne (6), Shiloh (8) ve Knox (6) arasında paylaştırılacak. Diğer kısmı yardım amaçlı yardım kurumlarına verilecek. Sözleşmede yer alan bilgiye göre; Pitt’in 240, Jolie’nin ise 185 milyon dolar mal varlığı bulunuyor. Jolie’nin ‘büyük gün’de üzeri çocuklarının resimleriyle süslü bir duvak giydiği ortaya çıktı. Gelinlik ise Versace’nin şef terzisi Luigi Massi’nin eseriydi. Angelina Jolie’nin evlilik yüzüğü çiftin yakın arkadaşı da olan Robert Procop’un tasarımı. Hatta yüzüğün tasarımında Pitt’in de katkısı var. Angelina Jolie’nin yüzüğünün değeri ise 250 Bin dolar. Çiftin düğün törenine sadece 22 kişi davet edilmişti. 39 yaşındaki Jolie, düğünde beyaz bir gelinlik giydi. Bir davetlinin “çok geleneksel ama aynı zamanda tam da Angelina’nın tarzı” diye tanımladığı gelinlik antika dantel ve ipekten dikilmişti.

Evlatlık çocukları Maddox ve pat tarafından babalarına takdim edilen gelin Angeline yine dünyanın en güzel gelini olmayı başarmıştı. Çiftin her yaptığı magazin basının tarafından ilgiyle izlenirken be travesti arkadaşım Aysıma’yı teskin etmeye gittim.  Ona da bir Brad buluruz umarım. Herkese sevdiği ve sevildiği bir hayat dileklerimle hoşcakalın.

 

Kil mucizesi

Dün akşam saatlerinde trans birey Eylül Cansın, Bogaziçi köprüsünden atlayarak hayatına son verdi. Yaşadığı sıkıntılı hayata bir son vermek isteyen Cansı Face book sayfasından annesine ve sevdiklerine bir mesaj gönderdi. Cansın, “Yapamadım. Yapamadım çünkü insanlar bana izin vermedi. Çalışamadım. Bir şeyler yapmak istedim yapamadım. Bana çok engel oldular. Beni çok mağdur ettiler. Herkesi Allah’ıyla baş başa bırakıyorum.” ifadelerini kullandı. Bir mesaj da annesine gönderen Cansın okuyanları gözyaşlarına boğdu.

Cansın, ağlayarak ”Anne, benim evde küçük bir köpeğim var. Onu senin alacağını, ona çok iyi bakacağını biliyorum. Anne, onu sana emanet ediyorum. Ona her baktığında beni hatırla tamam mı? Sadece beni hatırla. Ve onu hiç kimseye verme.” dedi. Polislerin ikna çalışmalarına rağmen intihar eden Eylül Cansın için Allah’tan rahmet diliyor ve bu intihar eden bu son travesti birey olsun diyoruz. Tarihte kadının güzelliğini borçlu olduğu bir madde kildir. Kil eski çağlardan beri güzellik maskesi olarak kullanılmaktadır. Kil ülkemizde pek çok bölgeden doğal olarak elde edilmektedir. Kil sarımtırak, kırmızımtırak, esmer gibi renklerde bulunur. Bu özelliğini bileşiminde bulunan yanıcı maddeler verir. Kilin yapısı itibarıyla su çekme özelliği vardır ve plastisite, kohezyon,renk ,rötre özellikleridir.

Plastisite, kilin kolayca şekil almasını sağlar. Bu sayede kil heykel ve mutfak malzemesi yapımında kullanılır. Eskiden kille yapılan çanaklarda yemek yenirken, kilden yapılan testilerle su içilirdi.

Kohezyon, kile verilen şeklin bozulmamasını sağlar kil su ile yoğrulduğunda verdiğiniz şekil kil kuruduğunda kırılmaz ve bozulmaz. Kil doğada pek çok renkte bulunur doğal rengi beyaz olan kil, esmer, kırmızı, menekşe rengi ve siyah renklerde de olabilir. Kil özellikle saç temizliğinde yaygın olarak kullanılan bir mineraldir. Kilin pahalı peelinglerin yaptığı işi çok daha ucuza yaptığını da söyleyebiliriz. Kil ölü derileri atarak insan vücudunun yenilenmesine yardımcı olur. Eskiden kadınlar hamamlara giderken yanlarına mutlaka bir parça kil alıp bu kil ile temizlenirlerdi. Kil ile masaj yapılan bölgelerde kirler ve tozlar kaybolurken ayrıca yağlı ciltler ve sivilceler de yok olur. Ayrıca kil maskeleri kozmetik mağazalarında satılmaktadır. Buradan elde edeceğiniz ya da aktarlardan alacağınız kil ile yüzünüze haftada 2 kez maske uygularsanız siyah nokta ve pürüzlerinizden kurtulabilirsiniz. Makyaj malzemelerine harcadığınız paranın çok küçük bir bölümü ile alabileceğiniz kilin faydaları saymakla bitmez. Travesti bir arkadaşım hazırladığı kil maskesi ile harika bir cilde sahip oldu. Siz de ne varsa eskilerde var diyerek, kil maskesi yapıp, bütün vücudunuza uygulayabilirsiniz. Sadece gözlerinizden ve dudaklarınızdan uzak tutmanız gereken kil minerali sayesinde yaşlanmayı geciktirmek de mümkün olmaktadır.  Güzelliğine düşkün bayanların mutlaka kili denemeleri gerekir. Deneyin ve  farkını kendi gözlerinizle görün. Sağlıcakla kalın.