Monthly Archives: Temmuz 2015

Kendinizi değiştirin

Bir şeylerin değişmesini istiyorsanız, işe kendinizi değiştirmekle başlamalısınız. Dışarıda olan biten her şey iç dünyanızın bir yansımasıdır. Stres dolu kaotik yaşamları olan insanlara bakın, bunun en büyük sebebi iç dünyalarında da kaotik ve karmaşık hissetmeleridir. Sıklıkla düşündüğümüz şey içinde bulunduğumuz koşulları değiştirdiğimizde hissettiklerimizin de değişeceği yönündedir. Doğru olan bu düşüncenin tam tersi aslında: Duygu ve düşüncelerimizi değiştirdiğimiz anda, içinde bulunduğumuz koşullar kendiliğinden değişiverir. Ben travesti İclal olarak buna mucize diyorum sizce de başımıza gelen kötü olayların birden bire düzelmesi bir mucize mi? Yoksa her şey sadece bakış açımızla mı ilgili? Başarısızlık kelimesini sözlüğünüzden silin. Önemli şeyler başarmış bütün büyük isimlerin tamamı, defalarca “başarısız” olmuşlardır. Thomas Edison ampulü bir türlü yakamadığında şöyle demiş: “Elektrik ampulünü icat etme konusunda başarısız olmadım; sadece onu yakmadan evvel işe yaramayan yüzlerce yol buldum”. Sözüm ona “başarısızlık” denilen şeyleri alın ve onlardan öğrenecek şeyleri bulun. Bir dahaki sefere nasıl daha iyi yapacağınızı öğrenin. Her anın içinde çok değerli bir şey vardır. Onu kaybetmeyin. O anda kötü gibi görünen bir şey bile hayatınız için son derece kıymetli bir hazine olabilir: her anı “değerlendirin”.

Birçok insan eğlenmek, rahat hissetmek ve keyif almak konusunda kendilerine izin vermeyecek kadar “problem”lerine ve içlerindeki karmaşaya odaklanmış durumda yaşıyor. Öyle ki o sorunlar olmadan kendilerinin kim olduğunu bile tanımlayamaz durumdalar. Etrafımda birçok travesti arkadaşımın aynı sorunlar içinde kıvrandığına çok kez şahit oldum. Siz mutlu olmak için kendinize izin verin! Çok kısa anlar için bile olsa; olan bitenin zorluğuna değil içinde bulunduğunuz anda ki mutluluk verici olaylara odaklanın. Ölümden başka her şeye çare olduğunu unutmayın. Hayatın bir yarış olduğu öğretiliyor bize, başarı, kazandığınız para, güzellik, sahip olduklarınız. İlla ki başkaları ile kıyaslanacağız. Sizden daha azına sahip olanlarla, sizden daha başarısız olanlarla, sizden daha az güzel görünenlerle kıyaslayın kendinizi ve sahip olduğunuz her şeyle ilgili şükredin.   Şükretmek en iyi ilaçtır ve insana verdiği rahatlama duygusu hiç bir şey ile kıyaslanamaz. Kendinizi olumlu anlamda değiştirdiğinizde mucize hep yanınızda olacaktır. Sevgiyle kalın.

 

Diş ağrısı bayrama denk gelmesin

Malum bugün bayram üstelik şeker bayramı aslında adı Ramazan Bayramı olmasına rağmen bu bayram da ikram edilen şekerin bolluğu ve çocuklara daha sempatik gelmesi açısından şeker bayramı adı da denilmektedir. Bne de işte tam bu konuda sizlere gerekli bazı bilgiler vermek istiyorum. Bayramda şeker yedikten sonra dişleri sızlayan benim gibi travesti arkadaşlarıma yardımcı olmak benim görevim. Tatlı yiyeceklerin sıklıkla tüketimleri diş çürüklerini hızlandırmaktadır. Özellikle gelişme çağındaki çocukların asitli içeceklerden uzak tutulması hem ağız ve diş sağlığı hem de genel sağlığı için faydalı olacaktır. Her yemek ile bakteriler, yiyeceklerle etkileşime geçerek dişlerde çürük oluşumuna zemin hazırlayan asitleri üretmektedir. Şeker, asit üretiminin artmasını sağlayan en önemli etkendir. Özellikle öğün aralarında tüketilen abur-cubur çürük oluşumu hızını artırmaktadır.  Tatile gitmeden ağız ve diş bakımı şart Bayram tatilini uzatarak yaz tatiline gidecek kişiler, tatile çıkmadan kesinlikle ağız ve diş sağlığı için doktor kontrollerini gerçekleştirmelidir. Gittikleri tatil beldesinde, otelde ağız ve diş sağlığı merkezi olmaması durumunda tedavi yaptıramayan kişilere tatilleri zehir olabilir. Bunun için tatile çıkmadan yapılacaklar listesinin başında ağız ve diş kontrolü olmalıdır.

Dişlerimizi elimize almak istemiyorsak yemeklerden bir saat sonra dişlerimizi temizlememiz çok önemli bir görev olmalıdır lütfen diş fırçalama alışkanlığı kazanalım.Ama öncelikle çok önemli bir bilgi paylaşmak istiyorum yemekten hemen sonra ya da çikolata, şeker gibi yiyecekler tükettikten hemen sonra diş fırçalamak diş minesine zarar verdiğinden bunu asla yapmalıyım. Diş sağlığı konusunda sürekli çalışmalar yapılmaktadır en azından kendi dişlerimizin sağlam kalması için bu bilgileri mutlaka takip etmeliyiz. Son yıllarda yapılan araştırmalar, florürlü suların çocukların süt dişlerinde görülen çürük sayısını azalttığı ortaya koymaktadır. Şekersiz kahve dişlerinizi korur Kahve tanelerinin içindeki “trigonelline” isimli maddenin, bakterilerin dişe yapışmasını engellediğine dair çalışmalar bulunmaktadır. Mesela benim gibi dişlerine önem veren travesti arkadaşlarıma yemekten sonra şekersiz sakız çiğnemelerini önerebilirim. Şekersiz sakız çiğnemek dişlere yapışan yemek artıklarını temizlemektedir. Bu bayram tatlıyı fazla kaçırıp kilo sorunuyla boğuşmamak ve daha sağlıklı diler için tatlıyla aramıza biraz mesafe koyalım mı? Şeker tadında bir bayram geçirmeniz dileğiyle hoşcakalın.

 

Aradığım erkek modeli

Dünyaya geliş amacımızın sevmek ve sevilmek olduğunu düşünürüm her zaman ve bunu yapmak için de bir erkek bir kadın formülüne ihtiyaç var. Kadınlar her zaman sevgiye sevilmeye hazır da ya erkekler bu konuda ne düşünüyor. Bugüne kadar birçok erkeği yakından tanıma fırsatı bulmanın verdiği bilgiçlikle bu konuya biraz değinmek istiyorum tabi iznini olursa. Öncelikle erkeklerin bu dünyada en çok korktuğu şey başka bir insanın sorumluluğunu almaktır o yüzden her zaman kaçak dövüşmeyi seçerler. Bağlanmayı düşünmeden kafalarına göre yaşamak için ellerinden geleni yaparlar oysa aşk onları bir yakaladı mı fena halde zincirler ve bırakmaz. Kendinden çok emin asla aşık olmayı düşünmeyen bir adamın kendisini sevmeyen travesti bir arkadaşımın dizlerinin dibinde nasıl yalvar yakar olduğunu gördükten sonra dedim ki evet bu modeller bağlanmaktan korkuyor ama bir kere sevdiler mi asla bırakmıyorlar. Bazıları ölümüne severken bazıları öldüresiye seviyor. Zaten gazetelerin manşetlerini de bu kıskanç ve çok seven erkeklerin kadınlarına nasıl kıydıkları ile haberlerle dolu değil mi? İşte ben de yıllardır böyle ölümüne beni sevecek bir erkek arıyorum şimdiye kadar denk gelmedi ama umudum var eninde sonunda böyle birini bulacağım ve sonsuza kadar ona bağlı kalacağım. , Cömert olması, oturup kalkmasını bilmesi, mümkünse modadan filan da anlaması da fena olmaz diye düşünüyorum ve bu isteklerimi buradan duyuruyorum. Bakın yazayım özelliklerini; biraz hassas, biraz romantik, biraz maceracı, biraz sürprizli, biraz gizemli, biraz bilgili, biraz zengin, biraz hovarda, biraz serseri, biraz seksi, biraz çatlak, biraz komik ve tabii çok yakışıklı olsun hatta olmuşken azıcık kıskanç azıcık gözü benden başkasını görmeyen biri olsun. Tutuğunu koparan sadrımı sarmalayan, biri olsun benim olsun da ne olursa olsun. Sahi var mıdır böyle biri, bulur muyum dersiniz ay kızlar varsa gönderin ben de size sizin istediğiniz modellerden bulurum. Arkadaş arkadaşın bir nevi çöpçatanıdır.

İşin şakası bir yana ben de biliyorum artık doğru dürüst erkek kalmadığını olsa fena olmazdı ama maalesef yok. Eski Türk filmlerinde kaldı benim aradığım gibi erkekler şimdilerde kafası sadece paraya basan, sevgilisine yeteri kadar değer vermeyen odunlar var piyasada ha bu arada sözüm meclisten dışarı istisnalar kaideyi bozmaz misali doğru erkekler üstlerine alınmasınlar. Onların yeri her zaman ayrıdır. Saygılarımla.

 

Kadınsan zaten adın yok

Bundan yıllar önce rahmetli feminist yazar Duygu Asena kadının adı yok diye bir kitap çıkardığında yer yerinden oynamış olur mu öyle şey diye en önce yine kadınlar ayaklanmıştı. Oysa kadın dediğin başka kadınlara destek olmalı doğrusu bu iken kadının kadına yaptığı düşmanlığı hiçbir erkek yapamaz. En basitinden kayınvalide olmuş bir kadın gelinine ben çok çektim sende çek der ve yapmadığı eziyeti bırakmaz. Oysa ben çok çektim gelinim bari çekmesin demeliydi. Kadının adı yok ama görevi saymakla bitmez. Kocaya of demeyeceksin. Çocuklarına iyi anne olacaksın anne iken bilgili, kültürlü her şeyi bilen ama kocana karı olurken hiçbir şeyden anlamayan cahil ve az konuşan çok dinleyen olacaksın. Ne zaman bu çelişkiyi biri fark edecek derken bir kadın diğer kadınların halinden anlayıp kitap yazdı. Önce kadınlar tarafından itelendi. Benim en çok dikkatimi çeken olay travestilere de en çok kadınların karşı olması oysa sen de ben de kadınız. Şimdi sen beni anlamazsan bir erkeğin beni anlamasını nasıl bekleyeceğim.  Ya bu dünyada çocuk doğurabilen kadın olacaksın ya da adın asla kadın olmayacak. Sanki dünya erkelerin üzerine kurulmuş. Kadınlık görevi diye bir şey duydum da erkeklik görevi lafını hiç duymadım. Ben travesti İclal işte buna karşı çıkıyorum. Karşı çıktığım kadının görevleri olması değil bizim görevlerimizin hiç bitmemesinedir. Çünkü burası aslında bütün dünyada olduğu gibi ama biraz daha fazla ataerkil bir ülke kadın onların ancak hayatının bir bölümünü, ev ve çocuklar bölümünü paylaşabilir. Ne giydiği meseledir. Ne söylediği meseledir. Nasıl davrandığı meseledir. Nereye baktığı meseledirİstanbul’da travesti olmak adına bir kitap yazsam en önce buna yer verirdim. Birlikte olduğu adam maç seviyor diye hayatında ilgisi olmayan futbol maçlarında bağırıp çağıran, nefret ettiği müzikleri dinleyen, bütün öğrendiklerini unutup kocası, sevgilisi ne istiyorsa onu yapmaya çalışan o kadar çok kadın tanıyorum ve maalesef çoğu bizim travesti kızlardan oluşuyor. Artık birilerinin erkeklere sizin de görevleriniz var o da bizi mutlu etmek diyen birileri çıksa ne güzel olurdu.