Aşk cesaret ister

Klasik aşk filmleri izlemekten sıkılanlar için size bir film önermek istiyorum. Cesaretin var mı aşka? Kalıpların dışında sadece romantizm içermeyen filmin konusu kısaca şöyle; Marion Cottillard ve Guillaume Canet’in başrollerini üstlendiği Jeux d’Enfants annesi kanser ve ölmek üzere olan Julien ve göçmenliğin zorluğu ile başa çıkmaya çalışan Sophie’nin hikayesini anlatıyor. Bu iki çocuğun oynadıkları cesaret oyunu her geçen gün aşklarını alevlendiren, onları bir yandan zevk verirken,  bir yandan ise işkence eden bir hale dönüşür. “-Cap ou pas cap? –Cap!” (-Var mısın yok musun? -Varım!) diyerek sürekli iddialaşan Sophie ve Julien’in hikayesi zamanla hayatın zorluklarının da onlara yaşattıklarıyla tam bir yıkıma dönüşür. Pempe aşk masallarından sıkılanlar bu filmi izleyebilir. Bu hafta sonu ev arkadaşım travesti Ayla ile birlikte DVD’sini alıp izlediğimiz film bizi adeta büyüledi.

Sevgilinizle el ele izlemek için yerli bir film de seçtik. Haftanın filmi Başka Dilde Aşk Mert Fırat, Saadet Işıl Aksoy ve Lale Mansur’un başrollerini paylaştığı filmin hikayesi çok çarpıcı.  İşitme engelli Onur ile çağrı merkezinde çalışan Zeynep’in aşkını anlatan film, aşkın hiçbir engel taşımayacağını şiirsel bir dille seyirciyle buluşturuyor. “Konuşmadan anlaşmak mümkün müdür?” sorusuna cevap arayan film ötekileştirmenin her türlüsüne karşı dururken bir yandan da insanın içini burkuyor, acıtıyor, güldürüyor, umutlandırıyor. Filmin bir benzerini görme engelli kızla aşk yaşayan bir gencin hikayesi olan Sadece sen de izlemiştik. Sadece sen ile pek çok benzerlik taşıyan bu filmin de teması aşkın engel tanımadığı, aşk insanı nerede olursa olsun yakaladı mı bırakmıyor.

Sadece sen filminde yakışıklı aktör ibrahim Çelikkol ve görme engelli sevgiliyi oynayan Belçim Bilgin harika bir iş çıkarmışlardı. Televizyonlarda da defalarca gösterilen filmi izlemeyenler varsa iki filmi bir arada da izleyebilirler. İster görme engelli ister işitme engelli olsun aşık olduğunuz kadın için neler yaparsınız sorusunu bizlere sordurtan filmler aşkın gücünü kanıtlamak ve aşk için ölmeye bile değeceğini anlatmak için çekilmişler.

Leyla için Ferhat’ı çöllere düşüren, Aslı için dağları deldiren aşk hiç eskimeyen ve eskimeyecek bir konu belki de beyaz perdeye bu kadar çok konu olması da bu yüzdendir. Ayağımızı yerden kesen aşklar yaşamak kalbimizi hızla çarpıtırken, bizlere dünyanın yaşanılacak bir yer olduğu gerçeğini hatırlatır. İnsanlığın ilk gününden beri var olan aşk Adem ve Havva’ dan başlayıp, kimde son bulacağı belli olmayan bir duygudur. Mert Fırat da Aşk cesaret ister filmi ile travesti Ayda’nın aşık profilini tutturmuş görünüyor. Güzel tende değil gözdedir  diyen halk şairi ”güzelliğin beş para etmez bu bende ki aşk olmasa” diyerek aşkın en güzel tanımını yapmıştır. Aşk dolu yıllar dilerim. Hoşçakalın.