Bukalemun musun?

Bir kadın ya da erkeğin daha doğrusu iki karşı cinsin bir ömür aynı evde yaşaması kulağa garip gelse de bunu başarabilen pek çok çift var. Bazı kadınlar ise bunu başarabilmek için kılıktan kılığa girmeye kendinden başka biri olmaya çabalıyor.

Herkesin şekil değiştiren bukalemun gibi olmak konusunda başarılı olabildiğini söyleyemem ama tanıdığım harika bukalemun kadınlar olduğunu söyleyebilirim. Beraber yaşadığı kişinin, huyunu suyunu neyi sevip, neyi sevmediğini belirledikten sonra aslında gerçekte olmayan bir kişiliği yaşayan kadınlara ben bukalemun kadın ismini taktım ve eminim sizin de etrafınızda oldukça fazla sayıda bu kadınlardan vardır. Peki bu kadınlar dışarıdan bakınca nasıl anlaşılır derseniz onu da yazımı okuyunca anlayacaksınız.

Öncelikle bir insanın olmadığı bir kişiymiş gibi davranabilmesi için kendini sevmemesi şartı gerekir çünkü kendini olduğu gibi kabullenen hiç kimse başkası olmak için can atmaz. İstanbul’da bir akşam travesti arkadaşlarımla beraber bir akşam gezmesine çıkmıştık yıllardır görmediğim bir arkadaşımı karşımda görünce önce onu tanımadım ama aynı mekanda birkaç saat geçirdikten sonra onun kim olduğunu anlayabildim.  Uzun siyah saçlarını kestirip sarıya boyatan giyim tarzını değiştiren bu arkadaş da önce beni tanımamazlıga geldi fakat sohbet koyulaşınca işin rengi açığa çıktı. Meger benim eski arkadaşım şimdilerde beraber olduğu erkek, sırf sarışın kısa saçlı kadınlara hayran diye onun istediği kılığa girmiş. Oysa eski halinin gerçek halinin daha güzel olduğunu bilseydi azıcık kendini sevseydi, böyle bir işe kalkışmaz onu olduğu gibi sevecek bir erkek bulurdu.

Bu bukalemun insanlar, hiçbir işin sonunu getirmekte başarı sağlayamazlar mesela bir sürü kursa yazılıp, kısa zamanda sıkılıp ayrılırlar çünkü kendilerini bulmak gibi bir çaba içinde olmazlar. Bazılarınız kişiliği sağlam olan insanların böyle bir yola başvurmayacağını düşünebilirler oysa ben ne kişilikli insanların yalnızlık korkusuyla böyle bir oyuna girdiklerini gördüm. Bunun kişilik ile değil kendine güvenle alakalı bir durum olduğunu söyleyebilirim. Yüzeysel bilgilerle yetinmeye çalışan bu insanların gerçekten öğrenmek gibi bir derdi de olmaz. Anı kurtarsınlar yeter. Şimdi sizin de aklınıza pek çok isim geldi değil mi? Önemli olanın kendin olabilmek olduğunu bilmek ve hayatını başkalarının istekleri değil de kendi isteklerin için harcamak, yapılması gereken en doğru iştir. Kendinize güvenin ve ne olursa olsun kendinizi sevin. Bu dünyadaki en değerli insan sizsiniz. Saygılarımla.