Kategori Archives: ankara travestileri

  İğneyi kendine batırmak

Bir söz vardır hani iğneyi kendine çuvaldızı başkasına batır diye ben bu sözü oldum olası çok severim. Çünkü bu söz başkalarını yargılamadan anlama kabiliyeti verir bana.

Sadece bir gün bile başkalarını yadırgamadan yargılamadan bir gün geçirebilsek belki etrafımızı daha iyi anlayıp sevgi tohumları ekmeye başlarız. Bugün yargılamayacağım.

Kendimiz, aynı hatayı eşlerimiz, çocuklarımız, arkadaşlarımız ve hatta tesadüfen tanıştığımız insanlara karşı işlerken yakaladığımızda, zihnimizi yatıştırmanın, düşüncelerimizi tahlil etmenin ve yanlış buluculuğun geçmiş deneyimlerimizin sonuçlarından kaynaklandığını bilince çıkarmanın pek çok yararı olurdu. Sevgi kaşifliği kararımızı pekiştirdiğimizde insanların iyi yanları üzerinde yoğunlaşmak ve zaaflarını bağışlamak kolaylaşacaktır. Ancak bu anlayışı kendimiz dahil herkese eşit olarak uygulamalıyız ki istisnasız bütün insanları ve kendimizi sevgiyle görmeyi başaralım.

Senin her yaptığın şey aslında kötü değil ama onların senin her yaptığına kötü gözle bakması biliyorum seni çileden çıkarıyor ve bu duyguyla sen de başkalarına saldırıyorsun. İyi de kötülüğün bir sonu olsaydı cehennemin kapıları çoktan kapanırdı. Daha dün Ankara travestilerinde bir arkadaşın giydiği elbise için sağda solda atıp tutarken bugün sen ona benzer bir elbiseyle sokaklarda dolaşıp ilgi görmeyi bekliyorsun. Olmaz canım kardeşim önce iğneyi bir kendine batır bakalım senden ne ahlar çıkacak. Öyle etrafındaki insanları yargılayarak asla eline bir şey geçmez oysa yapman gereken anlayış, empati ve sabır olmalı. Sen ne kadar bağışlayıcı olursan seni de insanlar o kadar kolay bağışlar. Kötülüğün eline geçireceği tek şey sevgisizlik olacaktır.

Başkalarını yargılamamayı ve oldukları gibi kabul etmeyi örenmeliyiz ki kendimizi de olduğumuz gibi kabul ettirebilelim. Düşündüğümüz, söylediğimiz ya da yaptığımız her şey bir bumerang gibi bize geri döner. Yargılarımız, eleştiri, hiddet ve diğer saldırı biçimleri halini aldığında bize geri döner. Yargılamamak, korkudan kurtulmanın ve sevgiyi hissetmenin başka bir yoludur. Sen şimdi sana geri dönenin sevgi mi yoksa nefret mi olacağını belirleyeceksin bırak artık şu kötü huylarını azıcık sevgi yükle kalbine insanlara güvenmeyi ve onları oldukları kabul etmeyi öğrenmek ilk işin ve esas görevin olmalı ki dünyada insan olarak bir farkın olsun.

 

 

 

Sen kimsin?

İnsanın bu hayattaki tek gayesi kendisi olmak olmalıdır. Kendini bulamamış başkasının güdümünde yaşayan insanlar mutsuzluğa şerbetli olacak ve asla tam anlamıyla mutluluğu yakalayamayacaklardır.

Bu köşede yazdığım yazının neredeyse pek çoğunda size mutluluğun sırlarını vermeye çalıştım. Ama şimdiye kadar bunun ilk kuralının kendisini keşfetmek olduğundan bahsetmedim. O yüzden ne yaparsanız yapın mutlu olmanın ilk şartını yerine getirmemişseniz mutluluğun kapısını aralamak hayalden öteye gidemez. . Kendi benliğimizi bulduğumuz andan itibaren bizim için belirlenen kimlik ve rollerden sıkılır, mutsuz oluruz. Demek ki mutluluğun ilk şartı gerçekten kendimiz olabilmektir. Öteki türlü programlanmış bir hayatı yaşamaktan ileriye gidemeyen başkaları tarafından oluşturulan zoraki kimlik olmaktan öteye geçemeyiz. Artık kendini ertelemeyi bırak ve hayata bir sıfır yenik başladığını unutup neysen o ol.

Ne demiş  usta; “Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol.” Sen bu ikisini de başaramıyorsan mutluluğun seni bulmamasında şansın ne suçu var.

İnsanın hayatta tanıması gereken en önemli kişidir kendisi. Kendini bilen kendini bileni çağırır hayatına. Kendini bilen insandır duruşu olan insan. Benlik algısı dediğimiz şey insanın kendisini nasıl tanımladığı ve tanıdığıdır. Yani kendini nasıl gördüğüdür. Bu güne kadar kim olduğuna ailen, eşin, dostun, çevren karar vermişse sen olmayı beceremedin demektir. Bırak kötü yanlarını herkes görsün ki,m demiş herkes mükemmel olmak zorundadır diye inanma bu boş laflara bu dünyada mükemmel diye bir şey yoktur.  Sen kimsin sorusuna bugüne kadar en güzel cevabı aldığım kişi, Ankara travestilerinden Bade olmuştur. Onun verdiği cevap aslında herkesin vermesi gereken en temel cevaptır. Bana ” ben bir insanın, hataları, kusurları, inişleri, çıkışları olan ve bu dünyada sadece bir sınava tabi tutulan” diye cevap vermişti. İyi olmak her insana özel bir durum olsaydı kötüleri nasıl ayırt edebilirdik ki?Yüce yaradan herkesin mükemmel olmasını ist4eseydi kuşkusuz öyle yaratırdı.

Şimdi gerçekten kim olduğuna karar ver, sana biçilen rolü yaşamak yerine senin içinden gelen kişiliği yaşa sonra ben dünyaya doymadım diyerek gittiğin gün kendine hesap veremezsin. Her zaman kendiniz kalmanız dileğiyle, hoşcakalın.

 

Zaman ve kadın ilişkisi

Nerede o eski zaman kadınları hani göbekli kadınların revaçta olduğu zamanlar vardı bilmem hatırlayan var mı? Anneler oğullarına kız seçmek için hamama götürüp, etli butlumu diye bakar görünen yerlerinde kusur ararlardı. Hamarat olmak ev işleri ve dikiş nakış bilmek ile ölçülürdü.
Dünyada teknolojinin hızlı değişimi, kadınların iş hayatına girmesi ile birlikte doğru kadın algısı da değişti, Önce çırpı bacak otuz dört beden kadınlar gündeme oturdu. Sonra öğretmen veya hemşire bayanlar, şimdi ise en çok parayı kazanan, kendine güveni tam ama ev işlerinden hiç anlamayan tabir yerindeyse yumurta bile kıramayan kadınlar ilk sıralarda tercih ediliyor.
Globalleşen, küresel dünya düzeninde Amerika’da yaşayan kadın ile Afrika’da yaşayan kadın arasındaki fark iyice azaldı. Her kadın daha fazla özgürlük daha az sorumluluk ister oldu. Televizyon ekranında gördüğü kadınlar gibi olmaya çalışan günümüz kadınının beklentileri, erkeklerde aradıkları özellikler de haliyle yüz seksen derece değişti.
Bazen farklı illerde oturan travesti arkadaşlar bir araya gelip, yeni nesil erkekleri çekiştirdiğimiz olur. Ankara, İstanbul, Bursa, Sakarya, Bolu gibi yakın illerde oturmanın avantajı olarak bu buluşmaları sık tekrar edebiliyoruz. Yeni nesil erkekler için hepimizin birleştiği bazı noktalar var sizlere şimdi o noktaları açıklamak istiyorum, bu yazıyı okuyan erkek dostlarımız varsa kulaklarını dört açsınlar.
Birinci değişiklik olarak kaslı erkeklerin artık tercih edilmediğini her daim fit görünen narin erkeklerin kadınlara daha cazip geldiğini söyleyebilirim. Protein takviyeleri yaparak kaslarını şişiren erkekler spor salonlarına gitmek yerine her gün düz koşu yapsalar yetecek.
İkincisi, sakal, bıyık ve aşırı tüylü erkelerin de modası geçti. Kadınlar artık daha bakımlı ve günlük tıraş olan erkeklerden hoşlanıyor hatta bir güzellik merkezinde epilasyon bile yaptırabilirsiniz. Saç uzatmak artık demode oldu, erkekler kısa ve bakımlı saçlarla daha çekici oluyorlar. Dar bir pantolon ve bedene tam oturmuş ceketler, kısa saç, sakal bıyık yok. Gögüs kıllları yok, boy en az bir yetmiş en fazla bir seksen beş, ama olmazsa olmaz cepleri dolu erkekler zaman sizin zamanınız dilediğiniz kadını tavlamakta özgürsünüz. Yeter ki kadınları mutlu edecek limitiniz her daim cebiniz de bulunsun. Artık bu kadar bilgiden sonra erkekler ne yapmalarını gerektiğini biliyorlardır. Hadi bakalım kolay gelsin.

 Polen alerjisi

Yine yeşillendi ağaç dalları, başladı bitmek bilmeyen polen alerjisi diyerek şu anki durumumu özetleyebilirim. Mevsim geçişlerinin yaşandığı dönemlerde polene alerjisi olanların bilmesi gereken bazı kurallar vardır ben de yıllardır bu illetle münasebetim nedeniyle kuralların hepsini ezberledim. Benim gibi alerjisi olanların iyi bildiği tek şey baharın herkesi neşelendirdiği yer de bizleri hasta ettiğidir.

Sabahları polenlerin dolaşımının fazla olduğu saatlerdir ve ölümcül derecede acele bir işiniz yoksa sokağa çıkmanız tavsiye edilmez. Yani herkes baharın gelişini kutlarken siz evinizin bir köşesinde sessizce oturmak zorundasınız. Ayrıca her akşam yatmadan önce almanız gereken antihistaminik hap olmadan gün boyu dışarı çıkmanız doğru olmayacaktır. Ankara travestilerinden Sanat, dışarı çıkmak için öğleden sonrayı bekliyor ve bütün işlerini çarcabuk halledip, tekrar evine dönüyor.

Bu eziyet bununla kalsa iyide bir de eve döner dönmez saçlarınıza, kaşlarınıza ve bilumum tüylerinize yapışan polenlerden kurtulmak için duş almanız da şart. İlacınızı aldınız, eve girince duşunuzuda aldınız ama yine de burun akması göz sulanması şikayetleriniz devam ediyorsa eyvah ilaca bağışıklık kazandınız hemen kullandığınız ilacı değiştirip, yeni bir ilaçla yolunuza devam etmeniz gerekiyor.

Bilim adamlarının alerjinin nedenlerini bulması çok güzel fakat hala 21. Yüzyılda bir tedavi yöntemi bulunamaması biz alerjik bünyeye sahip insanları pek çok şeyden mahrum bırakıyor. Belki yurtdışında bir aşı bulunmuştur ama henüz ülkemize gelmediği belli, gelseydi bu alerjiden kurtulmak için mutlaka alırdım.

Benim gibi tanıdığım pek çok travesti arkadaşında polen ya da yiyecek alerjisi var, mesela geçenlerde çıktığı bir yemekte yediği tatlıdaki laktozdan zehirlenen İzmir travestilerinden Bade, arkadaşlarının yardımıyla hastane yetiştirildiğinde dilinin ve boğazının şişmesi sonucu çok zor nefes alabilecek bir haldeymiş, sanırım anafilaktif bir şoka giren arkadaşımızı doktorların müdahalesi kurtarmış. Alerjik reaksiyonlar basit gibi görünse de bazen nefes borusu ve yemek borusundaki tıkanmalar yüzünden ölüme sebebiyet verebiliyor.

Hayatını ağrı kesici haplarla yaşamak zorunda kalmak, baharın tadını doyasıya çıkaramamak, yeşil çimenlerin üzerinde piknik yapıp, uzanamamak oldukça zorken,çantanızda kağıt mendil rulosu ile dolaştığınız için adınızın selpak kıza çıkması inanın daha da zor.O yüzden alerji ile boğuşan herkese acil şifalar diliyorum. Umarım yaz bir an önce gelir ve bizlerde sağlıklı günlerimize kavuşuruz. Sağlıkla ve esenlikle kalın.

 

 

Angelina’nın Düğünü, travesti Aysima

Dünyanın en güzel kadını olarak lanse edilen Angelina Jolie, geçtiğimiz günlerde dünyanın en yakışıklı erkeği olan Brad Pitt ile dünya evine girdi. Daha önce 3 evlilik yapmış olan Jolie, film setinde tanıştığı Pitt ile büyük bir aşk yaşamaya başladığında Brad  Pitt evliydi. İkinci evliliği sırasında kimsesiz bir çocuğu evlat edinen Jolie bu davranışını diğer evlilikleri içerisinde tekrarlayarak tam 3 evlatlık çocuk sahibi oldu.

Fransa’da gerçekleşen evlilik törenleri sahte çıkan çift basına bir açıklama yaparak aslında Amerika’da evlendiklerini tüm dünyaya ilan ettiler. Basını kandırmayı başaran ünlü çift gündeme bomba gibi oturdu. Ankara travesti‘lerinden Aysıma, Brad Pitt hayranı olduğu için evlilik haberini duyunca çok üzüldü.

Nikah fotoğraflarını Hello ve People dergisine 2 milyon dolara (4.4 milyon TL) satan çiftin evlilik sözleşmesinde ilginç maddeler var. Ünlü çiftin 425 milyon dolarlık evlilik sözleşmesinin detayları açıklandı. Çiftin imzaladığı evlilik sözleşmesi, sahip olduğu milyon doların yanı sıra birlikte büyüttüğü altı çocuğu da kapsıyor. Sızan detaylara göre Brad Pitt’in Angelina Jolie’yi aldatması durumunda çocuklar, güzel yıldıza kalacak. Para konusunda ise her iki tarafın da evlilikten önce sahip olduğunu alacağına karar verildi. Evlilik sırasında kazanılan paranın bir kısmı ise çocukları Maddox (13), Pax (11), Zahara (9), Vivienne (6), Shiloh (8) ve Knox (6) arasında paylaştırılacak. Diğer kısmı yardım amaçlı yardım kurumlarına verilecek. Sözleşmede yer alan bilgiye göre; Pitt’in 240, Jolie’nin ise 185 milyon dolar mal varlığı bulunuyor. Jolie’nin ‘büyük gün’de üzeri çocuklarının resimleriyle süslü bir duvak giydiği ortaya çıktı. Gelinlik ise Versace’nin şef terzisi Luigi Massi’nin eseriydi. Angelina Jolie’nin evlilik yüzüğü çiftin yakın arkadaşı da olan Robert Procop’un tasarımı. Hatta yüzüğün tasarımında Pitt’in de katkısı var. Angelina Jolie’nin yüzüğünün değeri ise 250 Bin dolar. Çiftin düğün törenine sadece 22 kişi davet edilmişti. 39 yaşındaki Jolie, düğünde beyaz bir gelinlik giydi. Bir davetlinin “çok geleneksel ama aynı zamanda tam da Angelina’nın tarzı” diye tanımladığı gelinlik antika dantel ve ipekten dikilmişti.

Evlatlık çocukları Maddox ve pat tarafından babalarına takdim edilen gelin Angeline yine dünyanın en güzel gelini olmayı başarmıştı. Çiftin her yaptığı magazin basının tarafından ilgiyle izlenirken be travesti arkadaşım Aysıma’yı teskin etmeye gittim.  Ona da bir Brad buluruz umarım. Herkese sevdiği ve sevildiği bir hayat dileklerimle hoşcakalın.