Kategori Archives: antalya travestileri

Kadın hafızası

Kara kaplı defteri olmayan kadın yoktur.  Ama bu defter siz erkeklerin sandığı gibi gerçekten çekmecemizde duran bir ajanda değil tamamen kafamızın içinde saat gibi işleyen ve neyin yazılması, neyin yazılmamasına karar veren bir defterdir.

Siz hiçbir doğum gününü unutan ya da özel günleri not alan kadın gördünüz mü? Şahsen ben görmedim onlar her zaman beyin ajanlarına kayıt yaparlar ve ajandaları zamanı geldiğinde sinyali verir. Hiç şaşmaz. Doğum günü, evlilik yıl dönümü, nişan, ilk buluşma, ilk öpüşme hafızada taptaze durur. Erkelere sorun bakalım içlerinde sevgililerin doğum gününü hatırlayan var mı? Onlar sekreterlerine ya da cep telefonlarına talimat vermekle yetinirler hatta bazıları direkt bir kuyumcuyla anlaşıp günü söylerler ve her yıl kadının hediyesi şaşmadan yollanır. Erkeler işin sadece fatura kısmıyla ilgilenip bu seneki hediye bize tuzluya patladı demeyi bilirler. Aslında geçen doğum gününde Antalya travestilerinden bir arkadaşımın sevgilisine oynadığı oyunu oynamak lazım bu erkeklere , erkek arkadaşının kendisine hediye yolladığı kuyumcuyu öğrenen arkadaşım kuyumcuya bizzat giderek en pahalı gerdanlığı hediye olarak yollamalarını istemiş. Bizim saf damat adayı olanlardan habersiz kuyumcunun kendisine yanlış fatura kestiğini iddia ederek, kuyumcuya gidince durumu öğreniyor fakat el mahkum gönderilen hediye geri istenmez. Mecburen o pahalı hediyenin parasını ödüyor.

Kadınların hafızasını hafife alan erkelerin başına gelenler bu kadar ile kasa iyi, eski sevgililerini yeni sevgiliyi tavlamak uğruna kötüleyen erkekler bir sürü yalana başvurmak zorunda kalıp daha sonra söyledikleri bu yalanları unutunca oluyor asıl olanlar. Eski sevgilisine yaptığı jestleri abartarak anlatan sonra yeni sevgilisinden jest talebi geldiğinde ret eden erkekler hep aynı söylemlerle karşılaşıyorlar. Ama benden önceki kız arkadaşını oraya götürmüşsün beni neden götürmek istemiyorsun, ya da Avrupa gezisine onu götürdüğünde çok eğlendiğini söyledin ama benimle hiç eğlenmiyorsun gibi.

Örnekleri uzatmak ve erkekleri madara etmek elimizde ama onların üzerine de daha fazla gitmeye gerek yok. Hiçbir erkek bir kadının hafızası ile başa çıkamaz diyerek konuyu noktalayalım. Kadının fendi, erkeği yendi diye boşuna söylemiş büyüklerimiz bir bildikleri varmış. Sevgiyle kalın.

Gel de bu yaratıklara katlan

Gün geçmiyor ki bir tecavüz haberi gazetelerde boy göstermesin. İnsan görünümde yaşayan ama insan olmayan yaratıkların, dolmuşta, ormanda, sokakta kısacası canının istediği her yer ve mekanda tecavüze kalkışması yanında bir ahlaki çöküşü de getiriyor.

Kendilerinde böyle bir hak gören insanlıktan nasibini almamış yaratıklardan üçü dün nişanlısıyla otomobillerinde sohbet eden bir genç kıza tecavüz etmişler. Genç kızın itirafları da tecavüzlerine yalvardığı, ne olur beni öldürün ben bu utançla yaşayamam dediği gazete sayfalarında çarşaf çarşaf yayınlandı. Nedende bu dünyada utanması gerekenler değil de her zaman haksızlığa uğramış olan insanlar utanıyor. Tecavüz sonrası kendini toplumdan soyutlayan bu insanların bunu yapmalarındaki en büyük neden maalesef yine ahlaklı gibi duran toplumdur. Tecavüz ya da tacize uğrayan insanlara bakarken vebalılara bakarmışcasına merak ve acıma duyguları ile bakan insanlar yüzünden suçlular yerine suçsuz insanlar mahkum ediliyor.

Dünya üzerinde en çok taciz ve tecavüz olayları ile karşılaşanlar sanırım biz travesti bireyler oluyoruz. Nedense sesimizi yükseltmemizden faydalanmak bizi toplumun gerisine atmak isteyen vicdansız insanlar bize yapılanlara kulaklarını tıkarken, bizim başımıza gelenlere ses çıkartmadıklarında toplumda ahlaksız sayısının artacağını ve bir gün kendi kızlarının ve çocuklarının tehlike altına gireceğini hesaplamıyorlar.

Çok biline bir atasözü der ki balık baştan kokar. Kötü bir olayın kimin başına geldiğine bakmaksızın eşit bir duruş sergilense sanırım yaşanan bu ahlaksızlıklar ve bu yaratıklar bu kadar rahat hareket edemez.  Ahlak bir insanın içindeki polistir. Doğruyu ve yanlışı önce kendi vicdanına sorması gereken insanların içlerindeki polisi harekete geçirmeleri şarttır. Yoksa daha nice genç kızımız bu yaratıkların elinde oyuncak olur. İçine kapanır ve intiharın eşiğine gelir. Eğer tecavüz suçu için bir halk oylaması yapılsa idamın geri gelmesine evet diyecek milyonlar bu ülkede, maalesef bu bilinmesine rağmen hiç giremeyeceğimiz bir Avrupa Birliğinin kurallarına uymak zorunda bırakılıyoruz. Geçen yıl tecavüze uğrayan Antalya travestilerinden bir arkadaşımızın davasında tecavüzcü önünü ilikledi, üstelik zaten tecavüz ettiği kişi bir travestiydi denilerek indirim yapıldı. Bizler tecavüz suçu karşısında topyekun birlik olup, el ele yol alırsak ve ne olursa olsun tecavüz davalarında indirimi ve hafifi cezaları kabul etmezsek belki bir şeyler değişmeye başlar Yoksa hiçbir kadının bu ülkede can ve namus güvenliği yok demektir. Bizler bu insanlıktan nasibini almamış yaratıkların aramızda dolaşmasına katlanmak zorunda değiliz. Sevgiyle kalın.

 

Filmler ve gerçek hayattaki karşılıkları

Dünya üzerinde pek çok gerçek hayattan alıntı filmler çekilmiştir ya da bunun tam tersi bir yönde bir kitabın uyarlaması filmler yapılmıştır. Baz psikolojik bozukluğa sahip garip insanlar cinayet romanlarından etkilenip, seri katil olurken, bazı insanlar okudukları kitaplardan etkilenip senaryolar yazmıştır. Ancak hiç biri beni son yaşanan uçak kazası kadar ilgilendirmedi. Belki uçağa binmeyi sevmediğimden olacak (kendimin kontrol etmediği araçlara pek sıcak bakmam) uçak kazaları çok ilgimi çeker. Kurtulanının pek olmadığı uçak kazalarından sonuncusu Fransa’da yaşandı. Olayı televizyon ve gazetelerden takip edenler de bilirler suçlu olarak yardımcı pilot gösterildi ve bu kişinin psikolojik sorunları yüzünden koca uçağı düşürdüğü ve yüzlerce insanın ölmesine neden olduğu açıklandı.

Düşünün binlerce fit yükseklikte uçuyorsunuz, uçak düşmeye başlıyor ve sizin yapacak hiçbir şeyiniz yok. Umarım kimse böyle bir durumla karşılaşmaz ama hayat bu belli olmaz sonuçta herkes alnına yazılan kaderi yaşamak zorunda. Benim Antalya’da oturduğum yıllarda tanıdığım bir travesti arkadaşın uçak korkusu vardı mesela gideceği her yere toplu taşıma aracıyla gitmek yerine illa ki kendi kullandığı araba ile giderdi. Bir gün nedenini sorduğumda bana “ipler elimde olunca içim rahat ediyor” demişti.

İçinizde böyle düşünen başkaları da olabilir sonuçta her fikre saygı duymalıyız.  Benim asıl kafamı kurcalayan mesele ise son yaşanan uçak kazasının bire bir aynısının geçen yıl film olarak çekilmesi ve katilin sanki bu filmi izleyip planını öyle yapması. Çünkü film İspanya’da geçiyor ve düşen uçakta İspanya’dan havalanmış, Sanırım katil başta da belirttiğim gibi izlediği bir filmin etkisinde kalarak yola çıkmış. İspanyol yapımı filmde konu şu şekilde gelişiyor. Bir kabin asistanı hayatı boyunca kendisine zararı dokunmuş olan herkesi aynı uçakta topluyor ve daha sonra kendisini bir şekilde kokpite kilitliyor. Uçaktaki insanlar oraya bir intihar girişimi için toplandıklarını fark ettiklerinde ise yapılacak bir şey kalmamış oluyor çünkü kabin amiri çoktan uçağın burnunu yere doğrultmuş ve hızla irtifa kaybeden uçakta sadece dua edecek kadar vakitleri var. Filmin konusu ve Fransa uçağında yaşananlar herkeste aynı duyguları uyandırır mı bilemem? Ama bana sorarsanız yardımcı pilot intihar planını yapmadan önce bu filmi defalarca izlemiş olmalı.

Çabuk etki altında kalan bir toplum olarak, izlediğimiz ve okuduğumuz şeylere dikkat etmekte yarar var. Saygılarımla.

Angelina’nın Düğünü, travesti Aysima

Dünyanın en güzel kadını olarak lanse edilen Angelina Jolie, geçtiğimiz günlerde dünyanın en yakışıklı erkeği olan Brad Pitt ile dünya evine girdi. Daha önce 3 evlilik yapmış olan Jolie, film setinde tanıştığı Pitt ile büyük bir aşk yaşamaya başladığında Brad  Pitt evliydi. İkinci evliliği sırasında kimsesiz bir çocuğu evlat edinen Jolie bu davranışını diğer evlilikleri içerisinde tekrarlayarak tam 3 evlatlık çocuk sahibi oldu.

Fransa’da gerçekleşen evlilik törenleri sahte çıkan çift basına bir açıklama yaparak aslında Amerika’da evlendiklerini tüm dünyaya ilan ettiler. Basını kandırmayı başaran ünlü çift gündeme bomba gibi oturdu. Ankara travesti‘lerinden Aysıma, Brad Pitt hayranı olduğu için evlilik haberini duyunca çok üzüldü.

Nikah fotoğraflarını Hello ve People dergisine 2 milyon dolara (4.4 milyon TL) satan çiftin evlilik sözleşmesinde ilginç maddeler var. Ünlü çiftin 425 milyon dolarlık evlilik sözleşmesinin detayları açıklandı. Çiftin imzaladığı evlilik sözleşmesi, sahip olduğu milyon doların yanı sıra birlikte büyüttüğü altı çocuğu da kapsıyor. Sızan detaylara göre Brad Pitt’in Angelina Jolie’yi aldatması durumunda çocuklar, güzel yıldıza kalacak. Para konusunda ise her iki tarafın da evlilikten önce sahip olduğunu alacağına karar verildi. Evlilik sırasında kazanılan paranın bir kısmı ise çocukları Maddox (13), Pax (11), Zahara (9), Vivienne (6), Shiloh (8) ve Knox (6) arasında paylaştırılacak. Diğer kısmı yardım amaçlı yardım kurumlarına verilecek. Sözleşmede yer alan bilgiye göre; Pitt’in 240, Jolie’nin ise 185 milyon dolar mal varlığı bulunuyor. Jolie’nin ‘büyük gün’de üzeri çocuklarının resimleriyle süslü bir duvak giydiği ortaya çıktı. Gelinlik ise Versace’nin şef terzisi Luigi Massi’nin eseriydi. Angelina Jolie’nin evlilik yüzüğü çiftin yakın arkadaşı da olan Robert Procop’un tasarımı. Hatta yüzüğün tasarımında Pitt’in de katkısı var. Angelina Jolie’nin yüzüğünün değeri ise 250 Bin dolar. Çiftin düğün törenine sadece 22 kişi davet edilmişti. 39 yaşındaki Jolie, düğünde beyaz bir gelinlik giydi. Bir davetlinin “çok geleneksel ama aynı zamanda tam da Angelina’nın tarzı” diye tanımladığı gelinlik antika dantel ve ipekten dikilmişti.

Evlatlık çocukları Maddox ve pat tarafından babalarına takdim edilen gelin Angeline yine dünyanın en güzel gelini olmayı başarmıştı. Çiftin her yaptığı magazin basının tarafından ilgiyle izlenirken be travesti arkadaşım Aysıma’yı teskin etmeye gittim.  Ona da bir Brad buluruz umarım. Herkese sevdiği ve sevildiği bir hayat dileklerimle hoşcakalın.