Kategori Archives: Ayvalık travestileri

Ağaçların kralı

zeytin_agaci

Ağaçlar kendilerine aralarından bir kral seçmeye karar verirler çünkü her kafadan farklı bir ses çıkaran ağaçların tek bir elden yönetilmesi gerekmektedir. Önce zeytin ağacına giderler ama zeytin ağacı bana verilen bu nimeti bırakıp, kral olamam cevabını verir, Asma ve incirden de olumsuz cevap alan ağaçlar kara çalıyı kendilerine kral seçerler çünkü kara çalının geride bırakabileceği hiçbir şeyi yoktur. İşte kral olmayı hak eden ve insanlara faydalı olmak adına krallığı ret eden ağaçtır zeytin.

Dünyaya gönderilmiş bütün kutsal kitaplarda geçen bir meyve vardır. Kutsallığın, barışın zaferin ve refahın sembolü olan zeytindir o meyve, arınmak ve yeniden doğmak kısaca insanlık denince de ilk akla zeytin gelir. Dünyada yeşeren ilk ağaçtır zeytin ağacı ve milyonlarca yıldır meyvesinden çıkanlarla bizlere sabun, ilaç, dertlere deva, yağıyla şifa olmuştur.

Türkiye’de birçok ili gezmiş olmama rağmen, beni en çok etkileyen, yaşlılığımı geçirmek istediğim şehir Balıkesir’dir. Özellikle Ayvalık zeytinlerinin o muhteşem görüntüsü beni öylesine cezbeder ki, burayı hiçbir yere değişmem. Balıkesir travestilerinden güzeller güzeli zeytin gözlü Aysıma’yı buraya her geldiğimde ziyaret ederim. Her seferinde ışıl ışıl parlayan gözleri sanki bu topraklardan fışkıran iri yeşil zeytinler gibi gülümser.

Zeytin ağacı ile ilgili pek çok efsane dilden dile dolaşmaktadır gerçeklik payı var mı yok mu bilmiyorum ama benim en çok beğendiğim hikayeyi sizlere anlatmak isterim; Yarattığı âdemoğlunun yeryüzüne kötülük tohumları saçtığını gören Tanrı, onu bir tufanla cezalandırmaya karar verir. Ve Hazret-i Nuh’a bir gemi yapmasını, bu gemiye her temiz hayvandan erkek ve dişi yedişer, her temiz olmayan hayvandan erkek ve dişi ikişer ve kuşlardan da erkek ve dişi yedişer tane almasını söyler. Ardından büyük tufan başlar, Hazret-i Nuh ve gemisindeki canlılar hariç, yeryüzü üzerinde yaşayan her şey silinir. Tufan durulduğu zaman Hazret-i Nuh, suların çekilip çekilmediğini anlamak için geminin penceresinden bir güvercini güneşin battığı yere doğru salar. Sular çekilmediği için güvercin gemiye döner. Hz. Nuh, yedi gün sonra güvercini tekrar salar. Güvercin bu sefer, ağzında yeni koparılmış zeytin yaprağıyla gelir. O zaman Nuh, suların yeryüzünden çekildiğini anlar. Ağzında zeytin yaprağı tutan güvercin, o günden bu güne, ümidin, bolluğun, esenliğin ve barışın simgesi olur. Tufanın yok edici gücüne karşı direnen zeytin ağacı ise ölümsüzlüğün.

Ölümsüzlüğün ilacını bulduğu söylenen lokman Hekim bana sorarsanız zeytini bulmuştur. Eğer o gün dereden geçerken bulduğu ölümsüzlük ilacını suya düşürmeseydi, zeytinin ölümsüzlük ilacı olduğu kanıtlanacaktı.” Kıyametin kopacağını bilsen de elindeki fidanı dik”  diye görevlendirilen insan nesli olarak ağaçların kıymetini bilelim. Onlar varsa biz varız, dünyada hayat var ve sonsuzluk bir ağacın gölgesinde uzanmakla başlar. Saygılarımla.