Kategori Archives: Genel

  İğneyi kendine batırmak

Bir söz vardır hani iğneyi kendine çuvaldızı başkasına batır diye ben bu sözü oldum olası çok severim. Çünkü bu söz başkalarını yargılamadan anlama kabiliyeti verir bana.

Sadece bir gün bile başkalarını yadırgamadan yargılamadan bir gün geçirebilsek belki etrafımızı daha iyi anlayıp sevgi tohumları ekmeye başlarız. Bugün yargılamayacağım.

Kendimiz, aynı hatayı eşlerimiz, çocuklarımız, arkadaşlarımız ve hatta tesadüfen tanıştığımız insanlara karşı işlerken yakaladığımızda, zihnimizi yatıştırmanın, düşüncelerimizi tahlil etmenin ve yanlış buluculuğun geçmiş deneyimlerimizin sonuçlarından kaynaklandığını bilince çıkarmanın pek çok yararı olurdu. Sevgi kaşifliği kararımızı pekiştirdiğimizde insanların iyi yanları üzerinde yoğunlaşmak ve zaaflarını bağışlamak kolaylaşacaktır. Ancak bu anlayışı kendimiz dahil herkese eşit olarak uygulamalıyız ki istisnasız bütün insanları ve kendimizi sevgiyle görmeyi başaralım.

Senin her yaptığın şey aslında kötü değil ama onların senin her yaptığına kötü gözle bakması biliyorum seni çileden çıkarıyor ve bu duyguyla sen de başkalarına saldırıyorsun. İyi de kötülüğün bir sonu olsaydı cehennemin kapıları çoktan kapanırdı. Daha dün Ankara travestilerinde bir arkadaşın giydiği elbise için sağda solda atıp tutarken bugün sen ona benzer bir elbiseyle sokaklarda dolaşıp ilgi görmeyi bekliyorsun. Olmaz canım kardeşim önce iğneyi bir kendine batır bakalım senden ne ahlar çıkacak. Öyle etrafındaki insanları yargılayarak asla eline bir şey geçmez oysa yapman gereken anlayış, empati ve sabır olmalı. Sen ne kadar bağışlayıcı olursan seni de insanlar o kadar kolay bağışlar. Kötülüğün eline geçireceği tek şey sevgisizlik olacaktır.

Başkalarını yargılamamayı ve oldukları gibi kabul etmeyi örenmeliyiz ki kendimizi de olduğumuz gibi kabul ettirebilelim. Düşündüğümüz, söylediğimiz ya da yaptığımız her şey bir bumerang gibi bize geri döner. Yargılarımız, eleştiri, hiddet ve diğer saldırı biçimleri halini aldığında bize geri döner. Yargılamamak, korkudan kurtulmanın ve sevgiyi hissetmenin başka bir yoludur. Sen şimdi sana geri dönenin sevgi mi yoksa nefret mi olacağını belirleyeceksin bırak artık şu kötü huylarını azıcık sevgi yükle kalbine insanlara güvenmeyi ve onları oldukları kabul etmeyi öğrenmek ilk işin ve esas görevin olmalı ki dünyada insan olarak bir farkın olsun.

 

 

 

Hayat bilgisi dersi

Her gün aynı rutinde yaşayarak farklı görünmeyi bekleyemezsiniz. Hayatınızın değişmesini istiyorsanız önce kendinizi değiştirmelisiniz.

Başarılı olmanın altın kurallarından birincisi merakınıza yenik düşmeniz ile başlar. Ne olursa olsun merak ettiğiniz konuları mutlaka araştırın bu azim ve hırs sizin hayatın kapılarını sonuna kadar açacaktır. Özel bir yeteneğiniz olmasını beklemeyin. Kendinize sadece ben tutkulu bir meraklıyım demeniz yeter. Azim paha biçilmezdir. İki atı aynı anda süremezsiniz Bir şeyler yapabilirsiniz ama her şeyi yapamazsınız. Şimdiye odaklanın ve bütün enerjinizi şu anda yaptığınız işe verin. Yarını düşünerek bugünü kaybetmek diye çok moda bir laf geziyor ortalarda ben de travesti İclal olarak aynen katılıyorum bırakın yarını ve anı yaşayın.

Hayal gücü her şeydir. Sizi bekleyen güzelliklerin ön izlemesi gibidir. Hayal gücü bilgiden daha önemlidir. Olmasını istediğiniz şeylerin hayalini kurun bundan vazgeçmeyin, karamsarlığa kapılarak istediğim hiçbir şey olmuyor diyerek arkanızı dönemezsiniz. Hayal kurmak daha çocukken başlar ve bir ömür devam eder çünkü isteklerin sonu yoktur nefes aldığınız sürece istemek sizin hakkınızdır. Hata yapmaktan korkmayın. Bir daha yeniden hatalar yapın. Hiç hata yapmamış bir insan yeni bir şey denememiş demektir. Bursa travestilerinden bir arkadaşımın yeni bir iş deneyiminde defalarca hata yaptığını ama asla pes etmediğini ve sonunda istediğine ulaştığını gözlerimle gördüm. İşte bu yüzden hatalar sizi yıldırmasın aksine hata yaptıkça yanılma payının azaldığını başarı olasılığının yükseldiğini düşünün. Geleceği ayarlamanın tek yolu olabildiğiniz kadar şimdide olmaktır. Şu anda dünü ya da yarını değiştiremezsiniz. Önemli olan tek an yaşadığınız andır. Aynı şeyleri tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemek deliliktir. Her defasında farklı bir şey deneyin. Bilgi deneyimden gelir. Bilgi malumat değildir. Bilmenin tek yolu deneyimlemektir. Bir konuyu tartışabilirsiniz ama bu size sadece felsefi bir anlayış kazandırır. Bir konuyu bilmek istiyorsanız onu deneyimlemelisiniz.

Hayat bir oyundur, bazen oyuncular tiyatro sahnesinde hayat yaptıklarını söylerler aynen katıldığımı belirtmek isterim. Kuralları öğrenin, daha iyi oynayın. Oyunun kurallarını öğrenmek zorundasınız. Böylece herkesten çok daha iyi oynayabilirsiniz. Kazanmak ya da kaybetmek değil asıl sorun yaşamak. Saygılarımla.

 

Önyargı çıkmazı

Önyargılar bazen telafisi imkansız hatalar yapmamıza neden olurlar yine de insanoğlu önyargılarından vazgeçemez. Şimdi size yaşanmış gerçek bir hikayeden alıntı yapacağım lütfen sonuna kadar okuyun ve önyargılı davranmayın.

“Bir derste Dr. Paul Ruskin, öğrencilerine yaşlanmanın psikolojik belirtilerini öğretirken bir olay okuyor :

Hasta ne konuşuyor, ne de söylenenleri anlıyor.

Bazen saatlerce anlaşılmaz şeyler geveliyor.

Zaman, yer ya da kişi kavramı yok.

Yalnız nasıl oluyorsa, kendi adı söylendiğinde tepki veriyor.

Son altı aydır onun yanındayım, ne görünüşü için bir çaba sarf ediyor ne de bakım yapılırken yardımcı oluyor.

Onu hep başkaları besliyor, yıkıyor ve giydiriyor.

Dişleri yok, yiyeceklerin püre halinde verilmesi gerekiyor.

Gömleği salyalarından dolayı sürekli leke içinde.

Yürümüyor.

Uykusu sürekli düzensiz.

Gece yarısı uyanıp çığlıklarıyla herkesi uyandırıyor.

Çoğu zaman mutlu ve sevecen, fakat bazen ortada bir sebep yokken sinirleniyor. Biri gelip onu yatıştırana kadar da feryat figan bağırıyor.

Bu olayı okuduktan sonra, Ruskin öğrencilerine böyle bir hastanın bakımını üstlenmek isteyip istemediklerini sorar. Öğrenciler bunu yapamayacaklarını söylerler.

Ruskin, kendisinin bunu büyük bir zevkle yaptığını ve onların da yapması gerektiğini söyleyince öğrenciler şaşırırlar. Daha sonra Ruskin hastanın fotoğrafını dolaştırmaya başlar. Fotoğraftaki hasta doktorun altı aylık dünya tatlısı kızıdır…”

Eminim sizde tıpkı benim düşündüğüm gibi böylesine aksi bir ihtiyara bakmanın ne kadar zor olacağını düşünüp hayır dediniz oysa yaptığımız şey sadece önyargıydı. Eğer bu konu bir başka yerde mesela bir doğum kliniğinde anlatılsaydı olayları gözünüzde farklı canlandıracaktınız. Maalesef önyargılarımız bazen dünyanın en iyi şeyini yapma olasılığımızı elimizden alır, zaten çelişkide burada başlıyor. Bir travestinin illa namussuz olacağı bir önyargıdır kimse birbirinin aynı olmayacağı gibi her karakter kendi içinde değerlendirilmelidir. Kimse tanımadığı insanlar hakkında kesin hüküm verme yetkisine sahip değildir. Adana travestilerinden bir arkadaşım yıllar önce bana buna benzer bir hikaye anlatmıştı hikayenin kahramanı kendisiydi ve hiç yapmadığı bir şey yüzünde suçlanıyordu. Yıllarca uğraşmasına rağmen kendisini suçlayan insanlara derdini anlatmayı başaramamış ve bu yüzden çok sevdiği memleketini terk edip İstanbul’a yerleşmişti. Bu dünyada yapacağınız en büyük kötülük önyargıyla hareket etmektir. Kendinize bunu yapmayın. Sevgiyle kalın

  İlişki durumu

Modelleri görmek için BURASA TRAVESTiLERi Kelimesine tıkla

Bazı ilişkiler vardır ki içinde çıkılmaz bir haldedir biz bunlara kısaca ilişki durumu karışık der geçeriz. Şimdilerde yeni bir trend ise ilişki durumu karmakarışık dedirtiyor.

Şu sıralar gerçek hayatta ya da internet ortamında birçok kişi ‘arkadaştan öte’ beklentiye dayalı arkadaşlıklar kuruyor. İşin cinsellik kısmı ise; bu yeni birlikteliğin en kolay anlaşılır kısmını oluşturuyor. Diğer kısımlarını biraz daha açıyoruz şimdi… Ortada bir kız bir erkek var ve ikisinin bir seks hayatı var! Burası tamam kolay anlaşılır kısmı idi. Peki başka başka neler var? E, içine bir doz da arkadaşlık ekliyoruz. Yüzeysel bir arkadaşlık olarak düşünmeyin. Epey epey arkadaşlar. İki kişi de birbirinin hayatından ve zevklerinden haberdar. Normal arkadaşınızla paylaştığınız şeyleri düşünün işte tam da bu şekilde bir arkadaşlık kuruluyor. Bazen aynı frekansta olunup olunmadığını anlamak, ilişkiye isim koymak zor olabiliyor. Son yıllarda ise adı koyulan ama aslında kendi içerisinde yine karmaşık olan bir ilişki şekli gelişti; ‘friends with benefits’, yani çıkar sağladığın arkadaşlık tipi. İşin içinde nasıl bir çıkar ilişkisi mi var? Şöyle ki; olayın içinde bolca cinsellik var! Arkadaşsınız ama aslında biraz arkadaştan öte bir durum da söz konusu. Hani bizde bir laf vardır iki kişide halinden şikayetçi değilse diye başlar işte bu yeni trend de aynen böyle sürüyor.

Kiminiz eminim bu konudan haberdar, kiminizse durumu tam olarak kavrayamadı. O zaman size karşı biraz daha açık olalım. En azından yazdıklarımı garip bulan arkadaşım Bursa travestilerinden Banu için detaylar vereyim. Bu akımın idolü Justin Timberlake ve Mila Kunis’in oynadığı filmdir ve yine evet sonunda aşk vardır. Fakat her zaman ‘mutlu’ dediğimiz sonda aşk olmayabilir. Biz de bir kural vardır akla yatkın olmayan ne görürsek hemen kendimize uyarlamaya kalkarız sanırım bu durum da biraz böyle bir özentilik durumu ile anlatılabilir. Bana soracak olursanız arkadaş ile sevgili arasına kesin bir çizgi çekmek şart. Başka türlü düşünenlere de saygı duyarım tabi. Görüşmek üzere hoşcakalın.

Dertlere son

Gülmek her derde deva bir kere bağışıklık sisteminizi güçlendirir, gerginliği azaltır, zindelik katar, canlandırıcıdır. Üstelik hiç bir yan etkisi de yoktur. Neredeyse mucizevi bir ilaç doğaldır; hiç bir katkı maddesi bulamazsınız içinde kullanışlı bir icat yedek parça gereksinimi yoktur; pilini değiştirmeniz veya sağlık kontrolüne götürmeniz gerekmez. Az enerji kullanarak, müthiş enerji elde etmenizi sağlar ve en önemlisi her derde devadır.

Dertlere son vermek için önce gülmeyi öğrenmelisiniz. Hem cinslerime sesleniyorum; Ey travesti arkadaşlarım gülmek şişmanlatmaz,sizi borçlandırmaz, vergisi algısı yoktur. Sadece güler geçersiniz arkasından sadece güzel şeyler getiri. Kapınıza alacaklı dayanmaz. Ayrıca çevrecidir doğayı kirletmez ama kirli bir kalbi temizleyen en iyi doğal deterjandır. para ile satılmaz. Zorla kimseye verilemez. Şimdi bir mikrofonu elime alıp dertlere son tek çare gülmek üstelik bedava diye bağırsam biliyorum herkes arkamdan güler ama almaya kimse gelmez. Hayata pozitif bir pencereden bakarak sorunların ne kadar küçük kaldığını görmelisiniz. Yani her şey onlara pozitif bakarak halledilebilir mi? Kesinlikle böyle düşündüğümü söyleyebilirim! Her şey yemek, içmek, solumak kadar basit aslında aynaya bakmanız yeterli, kendinize bakın ve dertlerinizin sizin yanınızda ne kadar da küçük kaldığını görün.

Ufacık bir gülümsemeden mahrum etmeyin kendinizi, hayat dediğiniz nedir ki sizin muhteşem yaradılışınız karşısında sorunu veren de yok eden de sizi yaratandır sonuçta ve o ne derse o olur bu dünyada. Öyleyse ne duruyorsunuz? Kullanmaya hemen başlayın herkese neşeyle yaklaşın, her gün gülün ve insanları kucaklayın.

Her gün kapımdan geçen overlok makinesi ayağınıza geldi hanım koşun lafına koşuyor yırtık halıları yeniliyorsunuz da dertlere son üstelik bedava çağrıma neden kulak asmıyorsunuz? Her şeyden en iyi sonuçları çıkarmanız için işte size bir başlangıç en iyiyi düşünün ve de hep en iyisini umut edin. Ne demişler umut insanın ekmeği, gülmek karın doyurmaz mı sanıyordunuz önce ruhunuzun doyması gerektiğini bilmeden. Neye sahipseniz onu verebilirsiniz etrafınıza ne kadar çok severseniz, o kadar çok sevilirsiniz ve ne kadar güler yüzlü olursanız o kadar güler yüz görürsünüz. Dünya dengelerin tam olduğu bir yer olduğuna göre dengeyi bozmayı kimse istemez.Yüzünüzden gülücükler eksik olmasın. Dertler def olsun çıksın hayatınızdan saygılarımla.

 

 

Gögüs bakımı

Kadın demek güzellik demektir. Güzel olmak bazen sadece açık gögüs dekoltesiyle bile sağlanabilir.  Hayalinizde sırı açık bir elbiseyi hiç çekinmeden giyebilmek varsa önce güzel gögüslere sahip olmanız gerekir. Bunun tek çaresi ameliyat masasına yatıp gögüslerinizi düzeltmek sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Şimdi sizlere vereceğim küçük sırlarla siz de güzel gögüslere sahip olabilirsiniz. Bu yazdıklarımı uygulayan İstanbul travestilerinden Banu, artık herkesin gözdesi haline geldi. En doğru sutyeni seçmeyi öğrenmelisiniz. İyi markalar almak doğru bir karar olacaktır. Piyasada bulunan her sutyen gögüslerinizi dik tutmayacağı gibi cildinize de zarar verebilir.

Eğer göğüs kaldırmaya yarayan bantları bugüne kadar hiç denemediyseniz, işte şimdi tam zamanı. Çoğu kadın bunların, yeteri kadar etkili olmadığını düşünse de, deneyenler, iri göğüsleri bile toparlama etkisine sahip olduklarını anlatıyor. Siz de, yapışkanlı bantları, özel gecelerde kullanabilirsiniz.

Banyoda duşun el başlığını alın ve göğüslerinizin üzerine önce dayanabildiğiniz kadar soğuk, 2 dakika ardındansa ılık su tutun. Göğüslerinizin kısa zamanda forma girmesini istiyorsanız, egzersizlerin gücünden mutlaka faydalanmalısınız. Basit ama kesin sonuç veren bu egzersizler size kısa zamanda istediğiniz sonuçları verecektir. Yanlış beden sutyen seçiminin göğüsleri deforme ettiği artık bilinen bir gerçek. Sizin için en doğru bedeni, büyük mağazalardaki satış elemanlarının yardımıyla öğrenebilirsiniz, Ancak beden kadar yapılan aktiviteye uygun sutyen seçimi de önemli. Örneğin spor yaparken mutlaka yaptığınız spora uygun bir sutyen tercih etmeli, elastikiyetini kaybetmiş sutyenleri asla kullanmamalısınız.

Kozmetik ürünlerinden de yararlanmanız mümkün. Güneş öncesi ve güneş sonrası olarak ikiye ayrılan bu ürünlerden sizin için en doğru olanı bulabilmek adına öncelikle mutlaka test edin. Direkt cilde sürmeden test etmeniz istenmeyen durumlardan sizi koruyacaktır. Sağlıklı gögüsler güzel görünen gögüslerden daha önemlidir. Düzenli check-up’lar sırasında yaptıracağınız göğüs kontrolleri meme kanserinin erken teşhisi için çok büyük önem taşıyor. Bildiğinizin üzere kadınlarda meme kanseri riski her geçen gün çoğalarak artıyor. Kanser çağımızın vebası olmuş durumda aman dikkat.Önce sağlık sonra güzellik felsefeniz olsun. Siz bize lazımsınız hepinize sağlıklı günler dilerim. Hoşcakalın.

 

Akneler sizi çıldırtmasın

Büyüme çağında tam kızlara ilgi duymaya başlarsınız süslenir jöleler, briyatinler sürüp kız tavlamaya çıkarsınız ki o da ne? Yüzünüzde uzaydan bile görünen bir sivilce çıkmış ve bu şekilde sizi asla kimse görmemeli.

Sivilcelerden genç kızlarda genç erkeklerde bir dönem oldukça çekmelerine rağmen orta yaşta yüzünüzde ya da gögüs üstünde çıkan sivilceler daha da can sıkıcı olabilir. Güzelliğimizin adeta düşmanı olan hatta gençlik dönemlerimizde sinir krizi geçirmemize neden olan sivilcelerden kurtulmak zorundayız. Ergenliğin doğal sonuçlarından biri olan sivilcelerin önüne geçebilmek için doğru bakımı uygulamak ve akneleri sıkmamak gerekiyor. Cilt temizliği başta gelen unsurdur. Sivilceyi koparmayın ve sakın ucunu sıkmayın.

Ciltte oluşan salgıları aktif hale getirebilmek için gözeneklerin içindeki siyah noktaların temizlenmesi gerekir. Cildi siyah noktalardan arındırmak için haftada en 2-3 defa buhar banyosu uygulanmalıdır. Ufak bir tencereye su koyarak kaynatılmalı ve oluşan buhara yüz tutulmalıdır. Buhar banyosu sayesinde cilt yumuşayacak siyah noktalar daha kolay temizlenecektir. Özellikle iltihaplı sivilcelere dokunmaktan kaçınılmalıdır. Sivilcelerden bir an önce kurtulmak için kişi el ile sivilceye müdahalede bulunabilmekte ve bu nedenle sivilce tedavisi çok daha zor olabilmektedir. Sivilcelere yapılan el ile müdahale sonucu sivilce yerlerinde kalıcı izler de kalabilir. Kişi sivilceden kurtulabilmek için kendine en az 1 hafta süre vermelidir. Eğer bu 1 hafta süre içinde tüm müdahalelere rağmen sivilce geçmemişse uzman bir doktora ya da güzellik uzmanına başvurmakta yarar vardır.

Yüzde beliren aşırı sivilce yani akne kişiyi depresyona ve strese sokmada çok başarılıdır. Mesela sabah önemli bir görüşmeniz var ve akşam biraz stres yaptınız hop sabah yüzünüzün ortasında bir sivilce ile uyanırsınız. Bu değişmeyen bir kural olarak tarihte çoktan yerini aldı. Sakin olun stres yapmayın, her şeyin normal seyrinde olduğunu düşünün yine de sivilce çıkmışsa onu güzel ve kaliteli bir kapatıcı ile kapatın. Kapatıcınızı eve geldiğinizde temizlemeyi unutmayın çünkü hava almayan ciltte daha çok akne çıkacaktır. Doğal maden suyu ile günde birkaç yüzünüzü yıkamak da etkili bir yöntemdir. Öncelik her zaman stres ve depresyondan uzak durmaktır. Saygılarımla.

 

Dostluk üzerine

İnsan dostunun huyunu alır.Bana dostunu söyle sana kim olduğunu söyleyeyim.

Şems-i Tebrizi  Şam’a döndüğünde, Mevlana Celaleddin için onun yokluğu dayanılmazdır. Şems’in varlığını kabullenememiş kimseler, Mevlana Celaleddin’e ileri geri laflar etmişlerdir. Mevlana’nın bu kimselerden birine verdiği cevap şöyledir:

“Onun ışığı vurmazdan önce ölü bir nakıştım sadece taş duvarlarınızda. O, elindeki yay ile vurmazdan önce tellerime; hep aynı nameyi çalıp söyleyen, kendi sesine yabancı bir kuru rebaptım. ben onun avucunda bağlar, bahçeler ağaçlar görür; deryalar gibi geniş, deryalar kadar berrak sular görürüm. Onun avucunda çıkan ağaçların gölgesinde dinlenirim. Lakin siz bunların hiçbirini göremezsiniz.”

Dostlarınızı asla yarı yolda bırakmayın. Onların ışığı sizin de yolunuzu aydınlatacaktır. Bir dostunuzun başarısına sevinmek kadar temiz bir duygu dünya üzerinde yoktur. Hayat bazen insana o kadar ağır geliyor ki ne yapacağını bilemez hale getiriyor kişiyi. Eminim herkes yaşamıştır bu durumu. Kendimizle çeliştiğimiz zamanlar geldi hiç yok yere boşu boşuna efkarlandığımız günler oldu. İşte o anda yanınızda olmasını istediğiniz kişilerdir dostlarımız. Yani böyle her iyi anlaştığın her iyi vakit geçirip beraber gülüp eğlendiğin dostun değildir. Arkadaşın olabilir ya da yakın arkadaş denebilir ama dost diyorsan eğer o senin en berbat halini de bilip kabullenebilen kişidir. Bir insanı böyle her haliyle en iyi gününde olduğu gibi en kötü anında da kabul etmek herkesin yapabileceği bir şey değildir.

Bu hayatta dostun varsa sırtını rahatça yaslayabileceğin bir dağın var demektir. Yanında olan sana güven veren, arkanı döndüğünde iş çevirmeyen, kuyunu kazmayan insanlar kazanabilmişsen ne mutlu sana demek ki sen dostu olmayı hak etmişsin.

Fani dünyanın baki padişahı değiliz. Biz parçalanmış gönül hırkalarını yamar dikeriz. Biz dostlarla ağlar dostlarla güleriz. Paylaşacak dostlarınız yoksa iyi şeylere sahip olmanın bir zevki de yoktur. Bu dünyadaki her güzel şeyin senin olduğunu farz edelim yanında güzellikleri paylaşabilecek insanlar olsun istersin. İşte dostlar bunun için de çok önemlidir. Sen kendini bilmekle dostunu tanımak arasında kaldığında kendinden çok dunu tanımalısın. Dostların her zaman seninle olsun. Bu yazı tüm gönül dostlarıma gelsin iyi ki varsınız. Sizleri çok seviyorum.

Pinner testi

Kardeşim bir de herkesin anlayacağı bir başlık at ne yani pinner da nedir? Diyorsunuz ya aman kızmayın dostlar işim gücüm sizler için yeni şeyler keşfetmek her zaman tek hedefim var o da güzel travesti arkadaşlarımın daha güzel görünmeleri için çalışmak. Sizler için sürekli okuyup yeni gelişmeleri takip ediyorum. Bu pinner testi de hepinizi yakından ilgilendirecek yeni bir diyet yöntemi. Üstelik bu test çok basit bir kan verme işleminin ardından size hangi yiyeceklerden uzak durmanız gerektiğini söylüyor. Ben de geçen gün yaptırdım ve sonuçlarını bekliyorum. Bilindiği gibi hepimizin bazı yiyeceklere karşı alerjisi ya da ne bileyim rahatsız veren yiyecekler var. İşte bu test tam olarak diyet gibi değil de her şeyi ye sadece şunları yeme gibi bir sonuç çıkarıyor ortaya. Özellikle biz travestiler iki kişi bir araya gelmeye görsün hemen başlarız; “Yaaa bana süt kilo aldırıyor, çay yediriyor, elma acıktırıyor” diye. Bu cümleler uzayıp giderken sonu da asla gelmez. Suçlu besini bulmak için her yol mubahtır dedim ve kan aldırmaktan korkan ben küçücük bir iğne deliğinden alınan kanımla sonuçları beklemeye başladım. Umarım sevdiğim yiyeceklerden suçlu çıkmaz çünkü onları yemeyi asla bırakamam. Öyle hayatımda olmasa da fazla özlemeyeceğim sebzeler suçlu bulunsa iyi olur. Örneğin bana diyetisyen et yemek sana zarar veriyor dese atın ölümü arpadan olsun diye çeker giderim. Yok ıspanak yeme, pırasa yeme dese amenna diye bir de elini öperim.

Yakın arkadaşlarımdan travesti Sade’de bu testi benden önce yaptırmış. Onun testinin sonucunda mesela kola cevizi denilen bir besin çıkmış. Kolanın içindeki bu besini üç aylığına bırakması söylenmiş ve o sadece bir ay bıraktığı halde altı kilo verdiğini söylüyor. Bakalım sonuçlarım iki hafta sonra gelecek ve karşıma suçlu olarak kimler çıkacak! Hep birlikte bekleyip, görelim. Savulun kötü yiyecekler pinner testi geliyor diye Tarkan gibi bağıracağım yok ama diyetisyenin verdiği reçeteye de uymaya çalışacağım. İşime geldiği gibi tabi. Sonuçta zaten kilolu olmadığıma göre sadece sağlığım için yaptırdım bu testi. Hadi sağlıcakla kalın.

Kendinizi değiştirin

Bir şeylerin değişmesini istiyorsanız, işe kendinizi değiştirmekle başlamalısınız. Dışarıda olan biten her şey iç dünyanızın bir yansımasıdır. Stres dolu kaotik yaşamları olan insanlara bakın, bunun en büyük sebebi iç dünyalarında da kaotik ve karmaşık hissetmeleridir. Sıklıkla düşündüğümüz şey içinde bulunduğumuz koşulları değiştirdiğimizde hissettiklerimizin de değişeceği yönündedir. Doğru olan bu düşüncenin tam tersi aslında: Duygu ve düşüncelerimizi değiştirdiğimiz anda, içinde bulunduğumuz koşullar kendiliğinden değişiverir. Ben travesti İclal olarak buna mucize diyorum sizce de başımıza gelen kötü olayların birden bire düzelmesi bir mucize mi? Yoksa her şey sadece bakış açımızla mı ilgili? Başarısızlık kelimesini sözlüğünüzden silin. Önemli şeyler başarmış bütün büyük isimlerin tamamı, defalarca “başarısız” olmuşlardır. Thomas Edison ampulü bir türlü yakamadığında şöyle demiş: “Elektrik ampulünü icat etme konusunda başarısız olmadım; sadece onu yakmadan evvel işe yaramayan yüzlerce yol buldum”. Sözüm ona “başarısızlık” denilen şeyleri alın ve onlardan öğrenecek şeyleri bulun. Bir dahaki sefere nasıl daha iyi yapacağınızı öğrenin. Her anın içinde çok değerli bir şey vardır. Onu kaybetmeyin. O anda kötü gibi görünen bir şey bile hayatınız için son derece kıymetli bir hazine olabilir: her anı “değerlendirin”.

Birçok insan eğlenmek, rahat hissetmek ve keyif almak konusunda kendilerine izin vermeyecek kadar “problem”lerine ve içlerindeki karmaşaya odaklanmış durumda yaşıyor. Öyle ki o sorunlar olmadan kendilerinin kim olduğunu bile tanımlayamaz durumdalar. Etrafımda birçok travesti arkadaşımın aynı sorunlar içinde kıvrandığına çok kez şahit oldum. Siz mutlu olmak için kendinize izin verin! Çok kısa anlar için bile olsa; olan bitenin zorluğuna değil içinde bulunduğunuz anda ki mutluluk verici olaylara odaklanın. Ölümden başka her şeye çare olduğunu unutmayın. Hayatın bir yarış olduğu öğretiliyor bize, başarı, kazandığınız para, güzellik, sahip olduklarınız. İlla ki başkaları ile kıyaslanacağız. Sizden daha azına sahip olanlarla, sizden daha başarısız olanlarla, sizden daha az güzel görünenlerle kıyaslayın kendinizi ve sahip olduğunuz her şeyle ilgili şükredin.   Şükretmek en iyi ilaçtır ve insana verdiği rahatlama duygusu hiç bir şey ile kıyaslanamaz. Kendinizi olumlu anlamda değiştirdiğinizde mucize hep yanınızda olacaktır. Sevgiyle kalın.