Gel de bu yaratıklara katlan

Gün geçmiyor ki bir tecavüz haberi gazetelerde boy göstermesin. İnsan görünümde yaşayan ama insan olmayan yaratıkların, dolmuşta, ormanda, sokakta kısacası canının istediği her yer ve mekanda tecavüze kalkışması yanında bir ahlaki çöküşü de getiriyor.

Kendilerinde böyle bir hak gören insanlıktan nasibini almamış yaratıklardan üçü dün nişanlısıyla otomobillerinde sohbet eden bir genç kıza tecavüz etmişler. Genç kızın itirafları da tecavüzlerine yalvardığı, ne olur beni öldürün ben bu utançla yaşayamam dediği gazete sayfalarında çarşaf çarşaf yayınlandı. Nedende bu dünyada utanması gerekenler değil de her zaman haksızlığa uğramış olan insanlar utanıyor. Tecavüz sonrası kendini toplumdan soyutlayan bu insanların bunu yapmalarındaki en büyük neden maalesef yine ahlaklı gibi duran toplumdur. Tecavüz ya da tacize uğrayan insanlara bakarken vebalılara bakarmışcasına merak ve acıma duyguları ile bakan insanlar yüzünden suçlular yerine suçsuz insanlar mahkum ediliyor.

Dünya üzerinde en çok taciz ve tecavüz olayları ile karşılaşanlar sanırım biz travesti bireyler oluyoruz. Nedense sesimizi yükseltmemizden faydalanmak bizi toplumun gerisine atmak isteyen vicdansız insanlar bize yapılanlara kulaklarını tıkarken, bizim başımıza gelenlere ses çıkartmadıklarında toplumda ahlaksız sayısının artacağını ve bir gün kendi kızlarının ve çocuklarının tehlike altına gireceğini hesaplamıyorlar.

Çok biline bir atasözü der ki balık baştan kokar. Kötü bir olayın kimin başına geldiğine bakmaksızın eşit bir duruş sergilense sanırım yaşanan bu ahlaksızlıklar ve bu yaratıklar bu kadar rahat hareket edemez.  Ahlak bir insanın içindeki polistir. Doğruyu ve yanlışı önce kendi vicdanına sorması gereken insanların içlerindeki polisi harekete geçirmeleri şarttır. Yoksa daha nice genç kızımız bu yaratıkların elinde oyuncak olur. İçine kapanır ve intiharın eşiğine gelir. Eğer tecavüz suçu için bir halk oylaması yapılsa idamın geri gelmesine evet diyecek milyonlar bu ülkede, maalesef bu bilinmesine rağmen hiç giremeyeceğimiz bir Avrupa Birliğinin kurallarına uymak zorunda bırakılıyoruz. Geçen yıl tecavüze uğrayan Antalya travestilerinden bir arkadaşımızın davasında tecavüzcü önünü ilikledi, üstelik zaten tecavüz ettiği kişi bir travestiydi denilerek indirim yapıldı. Bizler tecavüz suçu karşısında topyekun birlik olup, el ele yol alırsak ve ne olursa olsun tecavüz davalarında indirimi ve hafifi cezaları kabul etmezsek belki bir şeyler değişmeye başlar Yoksa hiçbir kadının bu ülkede can ve namus güvenliği yok demektir. Bizler bu insanlıktan nasibini almamış yaratıkların aramızda dolaşmasına katlanmak zorunda değiliz. Sevgiyle kalın.