Hayatı film gibi yaşamak

filmBazı insanlar vardır hani hayatı film gibi yaşamayı severler, Onların hayatlarında kötülere ve kötülüklere yer yoktur.  Anderson’dan masallar kitabı okur gibi ıskalarlar gerçekleri, çocukların bolca izlediği çizgi film kahramanları gibi hastalık ve ölümün bile kendilerine uğramayacağını zannederler.

Oysa gerçekler hiç de öyle onların sandığı kadar masum değillerdir. Örneğin;  Pamuk prenses zehirli elmayı yedikten sonra beyaz atlı prensin öpücüğüyle uyanmaz gerçek hayatta, hatta külkedisi ömrünün sonuna kadar hizmetçilik yapar üvey kardeşlerine, yani hayat gerçekte kolayca geçmez.

Bir apartmanın en üst katında oturan bir çocuk saçlarını Rapunzel gibi uzatıp, kaçamaz ona baskı yapan ailesinden, tıpkı travesti istanbul Ayda’nın çocukken saçlarını balkondan sarkıtıp, beklemesi gibi boş hayallerdir bunlar. Kadın olarak maalesef ince bir ruha sahip olduğumuz için olacak hayattan beklentilerimiz erkeklere göre kıyaslandığında oldukça fazladır. Bizler iyinin ve güzelin aşığı olmuşken, erkekler tekdüze bir hayatın peşinde koşarlar. Belki de bu yüzden anlamaz bir erkek bir kadını ya da tam tersi bir kadın bir erkeği, insanları anlama kitabını yazanlar da insan olduğuna göre kimi kime anlatacağız.

Ben masalları inkar etmiyorum aslında masal gibi, film gibi bir hayatı yaşamanın ne kadar imkansız olduğunu dile getiriyorum. Her düştüğümde canım acıyor öyle masallardaki gibi kalkıp yoluma aynen devam edemiyorum. Kimsenin gerçekleri görüp yola gelmesini de beklemiyorum. İyi iyidir, kötü de kötü. Bunu değiştirmeye benim gücümde sizin gücünüz de yetmez. Aşk filmlerinin hep mutlu sonla bitmesini beklersiniz oysa senarist bu sefer küçük bir değişiklik yapıp, yakışıklı oyuncuyu öldürüverir, Donakalırsınız. İşte hayat da böyle bir şeydir bazen hiç olmasını istemediğiniz şeyleri arka arkaya yaşayıp, yaralar alırsınız. Bazen bu yara bereler sizi güçlendirip, yaşama dört elle sarılmanıza neden olurken, bazen de yaşamaktan soğursunuz. Fakat ne olursa olsun sabretmeyi öğrenirsiniz. Kötülüklerin yanında güzellikleri de derlemeyi öğrenirsiniz. Çünkü yaşamak o kadar basit değildir. Zaman akıp giderken, sizin lehinize ya da aleyhinize akıyorsa günler, başka mevsim düzelir der sabredersiniz. Masalların arkasına  saklanıp, camdan bir tabutta yatarak beklemezsiniz hiçbir şeyi.

Belki de istanbul travesti Ayda gibi saçlarınızı kestirip, uzatmayı bırakırsınız balkondan hayal kahramanı prensi beklemeyi bırakıp, gerçeklere dönersiniz. Ne yapıp yapmayacağınıza karar verecek olan sizsiniz.

İster bir Amerikan filminin baş kahramanı olursunuz ister kendi dünyanızın başrolü, sonuçta acısıyla tatlısıyla yaşanan ve yavaş yavaş tükenen hayat sizin. Masal tadında bir dünya dileğiyle hoşçakalın.