İğneyi kendine batırmak

Bir söz vardır hani iğneyi kendine çuvaldızı başkasına batır diye ben bu sözü oldum olası çok severim. Çünkü bu söz başkalarını yargılamadan anlama kabiliyeti verir bana.

Sadece bir gün bile başkalarını yadırgamadan yargılamadan bir gün geçirebilsek belki etrafımızı daha iyi anlayıp sevgi tohumları ekmeye başlarız. Bugün yargılamayacağım.

Kendimiz, aynı hatayı eşlerimiz, çocuklarımız, arkadaşlarımız ve hatta tesadüfen tanıştığımız insanlara karşı işlerken yakaladığımızda, zihnimizi yatıştırmanın, düşüncelerimizi tahlil etmenin ve yanlış buluculuğun geçmiş deneyimlerimizin sonuçlarından kaynaklandığını bilince çıkarmanın pek çok yararı olurdu. Sevgi kaşifliği kararımızı pekiştirdiğimizde insanların iyi yanları üzerinde yoğunlaşmak ve zaaflarını bağışlamak kolaylaşacaktır. Ancak bu anlayışı kendimiz dahil herkese eşit olarak uygulamalıyız ki istisnasız bütün insanları ve kendimizi sevgiyle görmeyi başaralım.

Senin her yaptığın şey aslında kötü değil ama onların senin her yaptığına kötü gözle bakması biliyorum seni çileden çıkarıyor ve bu duyguyla sen de başkalarına saldırıyorsun. İyi de kötülüğün bir sonu olsaydı cehennemin kapıları çoktan kapanırdı. Daha dün Ankara travestilerinde bir arkadaşın giydiği elbise için sağda solda atıp tutarken bugün sen ona benzer bir elbiseyle sokaklarda dolaşıp ilgi görmeyi bekliyorsun. Olmaz canım kardeşim önce iğneyi bir kendine batır bakalım senden ne ahlar çıkacak. Öyle etrafındaki insanları yargılayarak asla eline bir şey geçmez oysa yapman gereken anlayış, empati ve sabır olmalı. Sen ne kadar bağışlayıcı olursan seni de insanlar o kadar kolay bağışlar. Kötülüğün eline geçireceği tek şey sevgisizlik olacaktır.

Başkalarını yargılamamayı ve oldukları gibi kabul etmeyi örenmeliyiz ki kendimizi de olduğumuz gibi kabul ettirebilelim. Düşündüğümüz, söylediğimiz ya da yaptığımız her şey bir bumerang gibi bize geri döner. Yargılarımız, eleştiri, hiddet ve diğer saldırı biçimleri halini aldığında bize geri döner. Yargılamamak, korkudan kurtulmanın ve sevgiyi hissetmenin başka bir yoludur. Sen şimdi sana geri dönenin sevgi mi yoksa nefret mi olacağını belirleyeceksin bırak artık şu kötü huylarını azıcık sevgi yükle kalbine insanlara güvenmeyi ve onları oldukları kabul etmeyi öğrenmek ilk işin ve esas görevin olmalı ki dünyada insan olarak bir farkın olsun.