İz bırakan kitap kahramanları

Kitapların dünyasında yaşananlardan kendime pay çıkarmayı adet edinmişimdir. Bazı yazarlar yazdıkları romanlarla ben de iz bırakmayı başarırlar. Bunlardan biri de Afganistan’lı yazar Halit Hüseyin olmuştur. Bu arada ben travesti iclal olarak kitap okumayı çok severim.

Hüseyin ortadoğuda insan olmanın ağır bir bedel ödettirdiği gerçeğini yazdığı kitaplarında bazen bir çocuğun gözünden, bazen ikinci eş olmuş bir kadının gözünden aktardığı dünyada okuyucuyu derin bir hüzne sevk ediyor. Her yazarın yakalayamadığı bir başarı örneği gösteren yazar kitapların dünyasında size hayali kahramanlar sunuyor.

Son yazdığı “ ve dağlar yankılandı” romanında  beni etkileyen ise çok zengin bir adamın istediği her şeyi elde edebilecek güce sahipken yaşadığı aşk acısı sonrası ölmesidir. Ressam olan bu zengin adam çok güzel bir kadınla evlilik yapmasına rağmen mutluluğu hiç tadamadan son nefesini verir. Yaşadığı coğrafya nedeniyle mutluluğu yakalayamayan kahramanın hazin sonu karşısında çaresiz kalmak ve susmak anlatılmak istenen konuyu 12 ‘den vurmuştu. Yazarın kitabın ana ögesi olarak karşımıza çıkarmadığı bu kişi dikkatli bir okuyucunun gözünden kaçmaması gereken bir özelliğe sahip, hayatı boyunca durumunu açığa vurmamak için elinden geleni yapan adam ölüm döşeğinde itiraf etme cesareti gösterdiği travesti oluşunu ve en önemlisi yardımcısına duyduğu büyük aşkı, yardımcısından istediği tek bir öpücükle ortaya koyuyor. Hayata gözlerini buruk bir acıyla kapatıyor.

Gelişmemiş ya da az gelişmiş toplumlarda saklanması utanılması gereken bir durum olan eşcinsellik batı medeniyetlerinde uluorta dile getirilen serbestçe yaşanan normal bir olgu, Amerika’da yaşadığı dönemde bunun farkına varan yazarımız kitapta bu konuya çok değinmese de benim gibi pek çok okuyucu adamın dramı karşısında oturup ağlamış, kitabı tekrar tekrar okuma alışkanlığına gitmiştir. Uçurtma avcısında değindiği savaşın acımasız yönü, Bin muhteşem güneş romanında kadınların çektiği çile yazarın yayınlanmış 3 kitabını da benim için ölümsüz kılmaya yetmiştir.

İki kardeşin yoksulluk yüzünden birbirlerinden ayrılmasını konu alan kitap, küçük kardeşin zengin bir aileye evlatlık olarak verilmesini, ağabeyinden koparılmasını ve ömürlerinin sonuna kadar birbirlerini arayan iki kardeşin kavuşma hikayesini anlatırken, ben zengin adamın uşağına duyduğu sevgide takılıp kaldım.

Günlerinin büyük bir bölümünü odasının balkonundan uşağını izleyerek geçiren ve ona bir kez olsun dokunamayan bedbaht aşık hayatının büyük bir bölümünü zenginlik ve yalnızlık içerisinde geçiriyor. Patronunun güzel karısına aşık olan uşağın yaşadıkları ise yeniden yazılsa tek başına bir roman olur.

Kendi hayatından kesitleri de kitabında yer yer anlatan yazarın Afganistan’ın yaşadığı savaş yıllarını, Sovyet işgali arkasından çıkan iç savaşı, Taliban yönetiminin acımazlığını anlattığı 3 kitabı da kitaplığınızda bulunması gereken eserlerden okurken kendinizden geçeceğiniz bu 3 roman hayata başka gözlerle bakmanıza yardımcı olabilir.