Romantik mi, Gerçekçi mi?

Romantik akım, tarihte Fransız Devrimi ile ortaya çıkmış edebi bir olgudur. Oysa gerçekçilik tarihin ilk dönemlerinden beri insanoğlunun hayata bakış açısını tanımlamaktadır. Şiirlerde, şarkılarda ve filmlerde beğenilen romantizm gerçek hayata bazen uymayabilir. Ütopyada yaşamayı tercih eden romantikler, iş gerçek hayata uygulamaya gelince tökezleyip, kalırlar.

Beraber film izlediğim bir travesti arkadaşım romantik partnerinden övgüyle bahsedince aklıma bir soru takıldı, her şeyi romantizmle anlatmak mümkün müydü? Hayatın acı gerçekleri sadece romantik davranarak savuşturabilir miydi? Aynı şekilde sadece gerçekçilik kavramı yeterli gelebilir mi sorusunu da sorabiliriz. Bunların topluca cevabı sanırım yerinde ve zamanında yapılacak davranışlar olarak cevaplandırılabilir.

İnsanoğlunun doğasında ara sıra da olsa gerçeklerden uzaklaşmak ve yalan da olsa güzel sözler duymak dürtüsü yatar romantizmi bu kadar değerli kılan da bu dürtüdür. Akşam eşinize alacağınız bir hediye ya da kuracağınız güzel bir sofra sizi biraz olsun gerçeklerden uzaklaştırıp, romantik bir akşam geçirmenizi sağlayabilir ya da doğru ve dürüst yollarla seçilmiş birkaç güzel kelime herkesin aklını başından alabilir.

Romantizm akımının doğduğu yıllarda yazılmış edebi eserler okuyucular tarafından çok beğenilse de, realizm ve klasizm halen geçerliliğini korumaktadır.

Realist bir insan romantik olamaz demiyoruz ama romantik bir insanın çok gerçekçi olup olmadığı tartışılır. İnsanların özgürlüğü arttıkça romantizm de kendi içinde yükselme göstermiştir. Çünkü özgür bireyler hayatın gerçeklerinden kaçıp, romantik eserler vermeye meyil göstermişlerdir.

İnsan öyle derlenip toparlanıp bir köşeye atılacak bir eşya değildir, duyguları vardır ve bazen duygularının ön plana çıkarılması ve ona dokunulmasını ister. İşte romantizm tam da bu isteği karşılamak insanı değerli kılmak için gelişmiştir. Romantikler duygulardan beslenirler ve onlara göre insanlar duygularında beslenir ve burada aklın yeri yoktur. Oysa gerçekciler için durum bunun tam tersidir her şeyi akıl yoluyla açıklamaya çalışan, akılcı cevaplar bulmaya çalışan realistler toplumda değer kazanmak için doğruları ön plana çıkarırlar.

Doğadan ve güzel olan her şeyden beslenen romantikler için yer ve zaman kavramı onlar tarafından belirlenen, onların duygularını yansıtan nesnel konulardır ve subjektif konularla çok da ilgilenmezler.

Siz yanınızda güçlü bir romantik mi, yoksa bir realist mi taşıyacağınıza kendiniz karar vermelisiniz. Travesti bir arkadaşımın dediği gibi hepsinden biraz olan bir eş bulmak en mantıklısı olacaktır. Hayatınıza nasıl bir yön vereceğiniz özgür bir ülkede tamamen size bağlıdır. İster sonuna kadar bir romantik ister bir realist olun unutmamamız gereken insan olduğumuz gerçeğidir ve insan olarak yaşadığımız her duygu bize aittir. Bizi biz yapan duygularımız ve kalbimizden gelen sestir. Kalbinizin peşinden gidin ve yönünüzü kendiniz belirleyin. Sağlıkla kalın.