Etiket Archives: İstanbul travestileri

Gögüs bakımı

Kadın demek güzellik demektir. Güzel olmak bazen sadece açık gögüs dekoltesiyle bile sağlanabilir.  Hayalinizde sırı açık bir elbiseyi hiç çekinmeden giyebilmek varsa önce güzel gögüslere sahip olmanız gerekir. Bunun tek çaresi ameliyat masasına yatıp gögüslerinizi düzeltmek sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Şimdi sizlere vereceğim küçük sırlarla siz de güzel gögüslere sahip olabilirsiniz. Bu yazdıklarımı uygulayan İstanbul travestilerinden Banu, artık herkesin gözdesi haline geldi. En doğru sutyeni seçmeyi öğrenmelisiniz. İyi markalar almak doğru bir karar olacaktır. Piyasada bulunan her sutyen gögüslerinizi dik tutmayacağı gibi cildinize de zarar verebilir.

Eğer göğüs kaldırmaya yarayan bantları bugüne kadar hiç denemediyseniz, işte şimdi tam zamanı. Çoğu kadın bunların, yeteri kadar etkili olmadığını düşünse de, deneyenler, iri göğüsleri bile toparlama etkisine sahip olduklarını anlatıyor. Siz de, yapışkanlı bantları, özel gecelerde kullanabilirsiniz.

Banyoda duşun el başlığını alın ve göğüslerinizin üzerine önce dayanabildiğiniz kadar soğuk, 2 dakika ardındansa ılık su tutun. Göğüslerinizin kısa zamanda forma girmesini istiyorsanız, egzersizlerin gücünden mutlaka faydalanmalısınız. Basit ama kesin sonuç veren bu egzersizler size kısa zamanda istediğiniz sonuçları verecektir. Yanlış beden sutyen seçiminin göğüsleri deforme ettiği artık bilinen bir gerçek. Sizin için en doğru bedeni, büyük mağazalardaki satış elemanlarının yardımıyla öğrenebilirsiniz, Ancak beden kadar yapılan aktiviteye uygun sutyen seçimi de önemli. Örneğin spor yaparken mutlaka yaptığınız spora uygun bir sutyen tercih etmeli, elastikiyetini kaybetmiş sutyenleri asla kullanmamalısınız.

Kozmetik ürünlerinden de yararlanmanız mümkün. Güneş öncesi ve güneş sonrası olarak ikiye ayrılan bu ürünlerden sizin için en doğru olanı bulabilmek adına öncelikle mutlaka test edin. Direkt cilde sürmeden test etmeniz istenmeyen durumlardan sizi koruyacaktır. Sağlıklı gögüsler güzel görünen gögüslerden daha önemlidir. Düzenli check-up’lar sırasında yaptıracağınız göğüs kontrolleri meme kanserinin erken teşhisi için çok büyük önem taşıyor. Bildiğinizin üzere kadınlarda meme kanseri riski her geçen gün çoğalarak artıyor. Kanser çağımızın vebası olmuş durumda aman dikkat.Önce sağlık sonra güzellik felsefeniz olsun. Siz bize lazımsınız hepinize sağlıklı günler dilerim. Hoşcakalın.

 

Kadınsan zaten adın yok

Bundan yıllar önce rahmetli feminist yazar Duygu Asena kadının adı yok diye bir kitap çıkardığında yer yerinden oynamış olur mu öyle şey diye en önce yine kadınlar ayaklanmıştı. Oysa kadın dediğin başka kadınlara destek olmalı doğrusu bu iken kadının kadına yaptığı düşmanlığı hiçbir erkek yapamaz. En basitinden kayınvalide olmuş bir kadın gelinine ben çok çektim sende çek der ve yapmadığı eziyeti bırakmaz. Oysa ben çok çektim gelinim bari çekmesin demeliydi. Kadının adı yok ama görevi saymakla bitmez. Kocaya of demeyeceksin. Çocuklarına iyi anne olacaksın anne iken bilgili, kültürlü her şeyi bilen ama kocana karı olurken hiçbir şeyden anlamayan cahil ve az konuşan çok dinleyen olacaksın. Ne zaman bu çelişkiyi biri fark edecek derken bir kadın diğer kadınların halinden anlayıp kitap yazdı. Önce kadınlar tarafından itelendi. Benim en çok dikkatimi çeken olay travestilere de en çok kadınların karşı olması oysa sen de ben de kadınız. Şimdi sen beni anlamazsan bir erkeğin beni anlamasını nasıl bekleyeceğim.  Ya bu dünyada çocuk doğurabilen kadın olacaksın ya da adın asla kadın olmayacak. Sanki dünya erkelerin üzerine kurulmuş. Kadınlık görevi diye bir şey duydum da erkeklik görevi lafını hiç duymadım. Ben travesti İclal işte buna karşı çıkıyorum. Karşı çıktığım kadının görevleri olması değil bizim görevlerimizin hiç bitmemesinedir. Çünkü burası aslında bütün dünyada olduğu gibi ama biraz daha fazla ataerkil bir ülke kadın onların ancak hayatının bir bölümünü, ev ve çocuklar bölümünü paylaşabilir. Ne giydiği meseledir. Ne söylediği meseledir. Nasıl davrandığı meseledir. Nereye baktığı meseledirİstanbul’da travesti olmak adına bir kitap yazsam en önce buna yer verirdim. Birlikte olduğu adam maç seviyor diye hayatında ilgisi olmayan futbol maçlarında bağırıp çağıran, nefret ettiği müzikleri dinleyen, bütün öğrendiklerini unutup kocası, sevgilisi ne istiyorsa onu yapmaya çalışan o kadar çok kadın tanıyorum ve maalesef çoğu bizim travesti kızlardan oluşuyor. Artık birilerinin erkeklere sizin de görevleriniz var o da bizi mutlu etmek diyen birileri çıksa ne güzel olurdu.

Sosyal medyada resim paylaşmak

Bir çılgınlık aldı başını gidiyor. Ne yedik ne içtik neredeyiz derken şimdi de her durumumuzu fotoğraflayıp, sosyal medya da yayınlama çılgınlığı başladı. En mükemmel kadın olmak yolunda ilerlemek en iyi resmi paylaşmaktan geçiyor sanki, üstelik öyle sade resimler değil bunlar hani şu aşırı erotik, seksi pozlar var ya onları paylaşmak prim yaptırıyor. İnternette porno arayacağınıza açın bu sitelerden birini çeşit çeşit fotoğraf önünüze seriliyor.

Taş gibi göründüğünüz bir fotoğrafı düşman çatlatırcasına paylaşmışsanız benden güzeli yok demek istiyorsunuz. Mükemmel kadın galiba biraz sürtük olmak zorunda kalıyor. Ne yapalım erkeklerin beğenisi kazanıp, göze girmek kolay değil. Özellikle hafta sonu dışarı çıkıp gezenler Instagram’da yoğun olarak içerik paylaşıyor. Facebook’ta 13.00-14.00, Twitter’da 13.00-15.00 ve LinkedIn’de ise 17.00-18.00 saatleri içerik paylaşmak için uygun.  Türkiye,  Avrupa’nın internette en çok zaman geçiren ülkesi oldu.  Sosyal medya kullananların, yüzde altmışının amacı, diğer insanların ne yaptığını görmek. Özellikle işe giderken sabah saatleri ve akşam iş çıkışı saatleri Facebook’un en yoğun kullanıldığı zamanken, en çok vakit geçirilen gün ise çarşamba.   Güzel bir fotoğraf paylaşacaksınız ve herkesin görmesini istiyorsanız çarşambayı beklemenizde fayda var. Benim yalnız ve güzel arkadaşlarımın internetten sevimli dostlarının yani evcil hayvanlarının resimlerini paylaşa dursunlar. İstanbul travestilerinden Banu, boy boy fotoshoplu resmini atmış bile İnstagrama, şimdi Banu’ya da haksızlık etmeyelim o da çok güzel bir trans ama ben daha güzel olanlarını tanıyorum. Bu biraz da cesaret meselesi galiba,  açık resimlerini koymak yani kim ne düşünür diye biraz tereddüt ediyoruz. Yok böyle geride durmayın paylaşın gitsin. Aman kim ne derse desin kardeşim, güzele bakmak sevap der geçersiniz. Madem trend bu yönde biz de zamana uymak zorundayız. İsteyen hafif kadın desin, beğenmeyen bakmasın.

Facebook genellikle insanların günlük yaşamları, insan ilişkileri, yaptıkları yorumlar, arkadaşlarıyla ilişkileri ve paylaşımları ile dikkat çekiyor. Bu alanda aşırıya kaçan resimleri paylaşmak doğru değil, ama instagram ünlülerin bile her hallerinin fotoğraflarıyla atıldığı tam bir gösteri alanı. Siz de bu alandan resimlerinizi paylaşabilir ve çok sayıda takipçi bulabilirsiniz. Benden hatırlatması. Sevgiyle kalın.

Bukalemun musun?

Bir kadın ya da erkeğin daha doğrusu iki karşı cinsin bir ömür aynı evde yaşaması kulağa garip gelse de bunu başarabilen pek çok çift var. Bazı kadınlar ise bunu başarabilmek için kılıktan kılığa girmeye kendinden başka biri olmaya çabalıyor.

Herkesin şekil değiştiren bukalemun gibi olmak konusunda başarılı olabildiğini söyleyemem ama tanıdığım harika bukalemun kadınlar olduğunu söyleyebilirim. Beraber yaşadığı kişinin, huyunu suyunu neyi sevip, neyi sevmediğini belirledikten sonra aslında gerçekte olmayan bir kişiliği yaşayan kadınlara ben bukalemun kadın ismini taktım ve eminim sizin de etrafınızda oldukça fazla sayıda bu kadınlardan vardır. Peki bu kadınlar dışarıdan bakınca nasıl anlaşılır derseniz onu da yazımı okuyunca anlayacaksınız.

Öncelikle bir insanın olmadığı bir kişiymiş gibi davranabilmesi için kendini sevmemesi şartı gerekir çünkü kendini olduğu gibi kabullenen hiç kimse başkası olmak için can atmaz. İstanbul’da bir akşam travesti arkadaşlarımla beraber bir akşam gezmesine çıkmıştık yıllardır görmediğim bir arkadaşımı karşımda görünce önce onu tanımadım ama aynı mekanda birkaç saat geçirdikten sonra onun kim olduğunu anlayabildim.  Uzun siyah saçlarını kestirip sarıya boyatan giyim tarzını değiştiren bu arkadaş da önce beni tanımamazlıga geldi fakat sohbet koyulaşınca işin rengi açığa çıktı. Meger benim eski arkadaşım şimdilerde beraber olduğu erkek, sırf sarışın kısa saçlı kadınlara hayran diye onun istediği kılığa girmiş. Oysa eski halinin gerçek halinin daha güzel olduğunu bilseydi azıcık kendini sevseydi, böyle bir işe kalkışmaz onu olduğu gibi sevecek bir erkek bulurdu.

Bu bukalemun insanlar, hiçbir işin sonunu getirmekte başarı sağlayamazlar mesela bir sürü kursa yazılıp, kısa zamanda sıkılıp ayrılırlar çünkü kendilerini bulmak gibi bir çaba içinde olmazlar. Bazılarınız kişiliği sağlam olan insanların böyle bir yola başvurmayacağını düşünebilirler oysa ben ne kişilikli insanların yalnızlık korkusuyla böyle bir oyuna girdiklerini gördüm. Bunun kişilik ile değil kendine güvenle alakalı bir durum olduğunu söyleyebilirim. Yüzeysel bilgilerle yetinmeye çalışan bu insanların gerçekten öğrenmek gibi bir derdi de olmaz. Anı kurtarsınlar yeter. Şimdi sizin de aklınıza pek çok isim geldi değil mi? Önemli olanın kendin olabilmek olduğunu bilmek ve hayatını başkalarının istekleri değil de kendi isteklerin için harcamak, yapılması gereken en doğru iştir. Kendinize güvenin ve ne olursa olsun kendinizi sevin. Bu dünyadaki en değerli insan sizsiniz. Saygılarımla.

Zaman ve kadın ilişkisi

Nerede o eski zaman kadınları hani göbekli kadınların revaçta olduğu zamanlar vardı bilmem hatırlayan var mı? Anneler oğullarına kız seçmek için hamama götürüp, etli butlumu diye bakar görünen yerlerinde kusur ararlardı. Hamarat olmak ev işleri ve dikiş nakış bilmek ile ölçülürdü.
Dünyada teknolojinin hızlı değişimi, kadınların iş hayatına girmesi ile birlikte doğru kadın algısı da değişti, Önce çırpı bacak otuz dört beden kadınlar gündeme oturdu. Sonra öğretmen veya hemşire bayanlar, şimdi ise en çok parayı kazanan, kendine güveni tam ama ev işlerinden hiç anlamayan tabir yerindeyse yumurta bile kıramayan kadınlar ilk sıralarda tercih ediliyor.
Globalleşen, küresel dünya düzeninde Amerika’da yaşayan kadın ile Afrika’da yaşayan kadın arasındaki fark iyice azaldı. Her kadın daha fazla özgürlük daha az sorumluluk ister oldu. Televizyon ekranında gördüğü kadınlar gibi olmaya çalışan günümüz kadınının beklentileri, erkeklerde aradıkları özellikler de haliyle yüz seksen derece değişti.
Bazen farklı illerde oturan travesti arkadaşlar bir araya gelip, yeni nesil erkekleri çekiştirdiğimiz olur. Ankara, İstanbul, Bursa, Sakarya, Bolu gibi yakın illerde oturmanın avantajı olarak bu buluşmaları sık tekrar edebiliyoruz. Yeni nesil erkekler için hepimizin birleştiği bazı noktalar var sizlere şimdi o noktaları açıklamak istiyorum, bu yazıyı okuyan erkek dostlarımız varsa kulaklarını dört açsınlar.
Birinci değişiklik olarak kaslı erkeklerin artık tercih edilmediğini her daim fit görünen narin erkeklerin kadınlara daha cazip geldiğini söyleyebilirim. Protein takviyeleri yaparak kaslarını şişiren erkekler spor salonlarına gitmek yerine her gün düz koşu yapsalar yetecek.
İkincisi, sakal, bıyık ve aşırı tüylü erkelerin de modası geçti. Kadınlar artık daha bakımlı ve günlük tıraş olan erkeklerden hoşlanıyor hatta bir güzellik merkezinde epilasyon bile yaptırabilirsiniz. Saç uzatmak artık demode oldu, erkekler kısa ve bakımlı saçlarla daha çekici oluyorlar. Dar bir pantolon ve bedene tam oturmuş ceketler, kısa saç, sakal bıyık yok. Gögüs kıllları yok, boy en az bir yetmiş en fazla bir seksen beş, ama olmazsa olmaz cepleri dolu erkekler zaman sizin zamanınız dilediğiniz kadını tavlamakta özgürsünüz. Yeter ki kadınları mutlu edecek limitiniz her daim cebiniz de bulunsun. Artık bu kadar bilgiden sonra erkekler ne yapmalarını gerektiğini biliyorlardır. Hadi bakalım kolay gelsin.

Pilinizin tükenmesi

5-4

Enerjiniz tükendi ve eliniz kolunuz kalkmıyor her zaman yapmaktan zevk aldığınız bir iş artık size angarya gibi geliyor. Sürekli bir depresyon hali yaşıyorsunuz. Korkmayın hasta değilsiniz sadece piliniz bitmiş.

Sürekli baş ağrıları yaşamaya başlayan ve artık pek çok şeyden zevk almadığını söyleyen Bodrum travestilerinden Ayda, önemli bir sağlık sorunu olduğunu düşünerek bir hastanede check-up yaptırdı fakat fiziksel hiçbir bulguya rastlanmadı. Bunun üzerine psikolojik destek almaya karar veren Ayda, yaşadığı şeyin tükenmişlik sendromu olduğunu orada anladı. Özellikle hizmet sektöründe çalışan yani insanlarla birebir diyalog kurmak zorunda olan kişilerde görülen bu rahatsızlık pek çok kişinin başına gelmesine ragmen tanı konulmadığı için basit bir depresyon sanılıyor. Oysa durum sanıldığından çok daha ciddi ve acil tedbir almanız gerekiyor.

Peki böyle bir rahatsızlıktan kurtulmak için neler yapmalıyız; Öncelikle çalışma şartlarımızı yani mesaimizi azaltalım, sık aralılarla işimize ara verip bir nefes alalım. Yemek ve uyku saatlerimizi düzene koyalım geç saatlere kadar çalışmak insan vücudundaki pek çok organın çalışma düzeninin aksamasına neden olur. Mutlaka her yıl tatil yapmaya özen gösterin. Yorgunluk ve halsizlik durumu devam ediyorsa Ülkemizde ünlü bir oyuncunun işi gücü bırakıp kaçması gibi sizde size yorgunluk veren işten vazgeçebilirsiniz. Tabi yaşamak için para kazanmak zorunda değilseniz. Ancak pek çoğumuz geçimini sağlamak için bir işte çalışmak zorundadır ve çogunlukla yapacağı işe kendine karar veremez. Hiç kimse tükenmişlik sendromuna karşı bir bağışık geliştirmemiştir. Yaptığı iş ne olursa olsun hangi pozisyonda çalışırsa çalışsın, herkes tükenmişlik sendromu için bir adaydır.

Maalesef insanlarla uğraşmak sanıldığı kadar kolay değildir. Gönüllü olarak bir yaşlı bakımevinde partime çalışan İstanbul travestilerinden Belin, yaptığı işi ve yaşlı insanları çok sevmesine ragmen kısa sürede tükenmişlik sendromu belirtileri göstermeye başladı. Gittiği psikolog işine ara vermesini söylediğinde başlarda biraz üzülse de bu haliyle kimseye yardımcı olamayacağını anladı ve hayır işlerine ara verip uzun bir tatile çıktı.

Tükenmişlik sendromu depresyondan daha ağır bir vakadır ve mutlaka yapılan işe ara verilmesini gerektirir. Piliniz bitmişse şarj olmadan yeniden çalışmanız imkansızdır. Kendinize eziyet etmeye devam etmek yerine bu hastalığı kabullenip tpkı Hürrem Sultan’ın yaptığı gibi uzun bir ara verin çünkü sağlığınız yaptığınız bütün işlerden daha önemlidir.  Sağlıklı ve mutlu günler dilerim.

 

 

Yalnızlığın şarkısı

ph3.jpg-r_640_600-b_1_D6D6D6-f_jpg-q_x-xxyxx

Uzun süren bir ilişkiden sonra gelen yalnızlık kadın için tam bir boşluğa düşme durumudur elini kolunu nereye koyacağını bilemeyen çaresizlik hisseden kadınlar, çareyi günübirlik ilişkilerde ya da kalabalık arkadaş ortamlarında ararlar. Oysa bu yalnızlığın çaresi olmak yerine derin bir acıyı da yanında getirir. Gelen mutsuzluğun ayak sesidir. Yerçekimi kuvvetini bulan bilim adamı aşk için köprü gibidir bu köprüyü kurmak yerine etrafına duvar ören insanlar her zaman mutsuz olmaya odaklanırlar demiş. Ben de bu söze bayıldım doğrusu ve kendi hayatımda ne kadar çok duvar olduğunu bu sözden sonra fark ettim.

Ayrılığın acısı bazen kalp krizi geçirmek gibi tam da kalbinizin üzerine çöreklenir. Geçmeyen kronik bir rahatsızlığa döner. Ayrılık acısı yaşayanlar bu duyguları ‘İçimde bir acı var, tam göğsümün ortasında geçmiyor, bir an unutsam bile birden ortaya çıkıyor. Sanki hep orada kalacak ve hiç geçmeyecek’ diye anlatıyorlar. Belki bana fazla arabesk diyeceksiniz ama iş damardan ayrılık şarkıları dinlemeye kadar uzanıyor.  Sanırım sevgilisinden yeni ayrılan biri olarak bu tanımı kolaylıkla yapabilirim. Ama benimle birlikte yalnızlığımı paylaşan İstanbul travestilerinden Aysıma bu duygudan kurtulmam için elinden geleni yapıyor. Tabi yalnızlık paylaşılamayan bir duygu olduğu için ben yalnızlığımı tek başıma yaşayıp duruyorum.

Modern zamanlarda kadınların, travestilerin ve erkeklerin yalnız yaşamaya başlaması sanırım özgürlük ve özgüven duygusunun artmasından kaynaklanıyor. Kendi kendine yetebilen insanlar her şeyi süpermen gibi karşılayabileceklerini sanıyorlar oysa aşk tek kişilik bir oyun değildir. Mutlaka karşısında bir eş ister.  Günümüz insanı kendi maddi imkanları olan tek başına küçük dairelerde yaşayan, akşamları takıldığı kişilerle vedalaşıp ayrılan yaratıklar oldukları için aşkın ve ayrılığın önemini kavramakta zorluk çekiyorlar. Hatta ayrılık sonrası kendini fazla dağıtan tipler bile var aralarında aşk acısını yeni bir aşkla bastırabileceğini düşünen bu kişiler dediğim gibi günübirlik ilişkilerde çare arıyorlar.

Kadınlar ayrılık sonrası başka birinin kollarına erkekler kadar kolay atlamazken, bu durumu önemsemeyen erkekler yeni aşklara yelken açtıklarını sanıyorlar. Oysa bu sadece yeni bir mutsuz birlikteliğin başlangıcı oluyor.  Belki de yalnızlığın zor kısmını sadece kadınlar yaşıyor bilemiyorum ama bildiğim tek gerçek yalnızlığın insana özgü olmadığı umarım hiç kimse bu dünyada yalnızlıkla sınanmaz. Hepinize mutlu bir beraberlik dilerim.