Yalnızlığın şarkısı

ph3.jpg-r_640_600-b_1_D6D6D6-f_jpg-q_x-xxyxx

Uzun süren bir ilişkiden sonra gelen yalnızlık kadın için tam bir boşluğa düşme durumudur elini kolunu nereye koyacağını bilemeyen çaresizlik hisseden kadınlar, çareyi günübirlik ilişkilerde ya da kalabalık arkadaş ortamlarında ararlar. Oysa bu yalnızlığın çaresi olmak yerine derin bir acıyı da yanında getirir. Gelen mutsuzluğun ayak sesidir. Yerçekimi kuvvetini bulan bilim adamı aşk için köprü gibidir bu köprüyü kurmak yerine etrafına duvar ören insanlar her zaman mutsuz olmaya odaklanırlar demiş. Ben de bu söze bayıldım doğrusu ve kendi hayatımda ne kadar çok duvar olduğunu bu sözden sonra fark ettim.

Ayrılığın acısı bazen kalp krizi geçirmek gibi tam da kalbinizin üzerine çöreklenir. Geçmeyen kronik bir rahatsızlığa döner. Ayrılık acısı yaşayanlar bu duyguları ‘İçimde bir acı var, tam göğsümün ortasında geçmiyor, bir an unutsam bile birden ortaya çıkıyor. Sanki hep orada kalacak ve hiç geçmeyecek’ diye anlatıyorlar. Belki bana fazla arabesk diyeceksiniz ama iş damardan ayrılık şarkıları dinlemeye kadar uzanıyor.  Sanırım sevgilisinden yeni ayrılan biri olarak bu tanımı kolaylıkla yapabilirim. Ama benimle birlikte yalnızlığımı paylaşan İstanbul travestilerinden Aysıma bu duygudan kurtulmam için elinden geleni yapıyor. Tabi yalnızlık paylaşılamayan bir duygu olduğu için ben yalnızlığımı tek başıma yaşayıp duruyorum.

Modern zamanlarda kadınların, travestilerin ve erkeklerin yalnız yaşamaya başlaması sanırım özgürlük ve özgüven duygusunun artmasından kaynaklanıyor. Kendi kendine yetebilen insanlar her şeyi süpermen gibi karşılayabileceklerini sanıyorlar oysa aşk tek kişilik bir oyun değildir. Mutlaka karşısında bir eş ister.  Günümüz insanı kendi maddi imkanları olan tek başına küçük dairelerde yaşayan, akşamları takıldığı kişilerle vedalaşıp ayrılan yaratıklar oldukları için aşkın ve ayrılığın önemini kavramakta zorluk çekiyorlar. Hatta ayrılık sonrası kendini fazla dağıtan tipler bile var aralarında aşk acısını yeni bir aşkla bastırabileceğini düşünen bu kişiler dediğim gibi günübirlik ilişkilerde çare arıyorlar.

Kadınlar ayrılık sonrası başka birinin kollarına erkekler kadar kolay atlamazken, bu durumu önemsemeyen erkekler yeni aşklara yelken açtıklarını sanıyorlar. Oysa bu sadece yeni bir mutsuz birlikteliğin başlangıcı oluyor.  Belki de yalnızlığın zor kısmını sadece kadınlar yaşıyor bilemiyorum ama bildiğim tek gerçek yalnızlığın insana özgü olmadığı umarım hiç kimse bu dünyada yalnızlıkla sınanmaz. Hepinize mutlu bir beraberlik dilerim.